İnsanlığın En Önemli Buluşu: Zaman

Biraz geçmiş ile başlayalım.

16. yüzyıldan önce saatler berbattı. Genelde şehir merkezinde bir adet büyük saat vardı ve herkes ondan faydalanırdı. Bu saatler her günün sonunda sıfırlanırdı ve de neredeyse her zaman 20 dakika kadar gecikmiş olurlardı.

O anda ki saat pek önemli değildi çünkü kimsenin dakik olması beklenmiyordu, sadece bir tahmindi. O zamanlar insanların hayatında doğru olan saatlere pek de ihtiyaç yoktu.

Ne Zaman Başladı?

İnsanlar coğrafi keşiflere başlayıp deniz ile farklı kıtalara gitmeye başladıkları zaman daha doğru saatlere ihtiyaç duymaya başladılar. Gemiler rotalarını ve nerede olduklarını saat ile hesaplıyorlardı. İki adet saat bulunurdu güvertede. Birisi kalktıkları limanın saatini gösterir birisi de geminin bulunduğu yerde olan yerel saati. Geminin üzerinde bulunan Güneş Saati ile geminin bulunduğu yerdeki yerel saat tespit ediliyordu. Arada oluşan her 4 dakikalık farkta yaklaşık 110 kilometre yol aldıklarını bilirlerdi. Fakat az öncede bahsettiğim gibi o zaman ki saatler günün sonunda yaklaşık 20 dakika kadar geç kalmış olabiliyordu vede bu demek oluyor ki denizciler bu metodu sadece 2-3 gün kullanabilirler. O zamanki devletler şu anda milyonlarca dolara tekabül edecek miktarlarda ödül vereceklerini söylediler daha doğru ve kesin saat üretebilenler için.

İşte burada Galileo Galilei geliyor oyunun içine. Söylentilere göre 1583te ‘’The Duomo of Pisa’’da ibadet ederken gözleri tavanda sallanan iki avizeye takıldı. İkisi de farklı hızlarda ve mesafeye kadar sallanıyor olsa da sallanmaları hep aynı zamanı aldı. 58 yıl sonra 1656 da, bu metot sayesinde ‘’pendulum’’ saatleri yapılmaya başlandı.

 

Bu saatler gayet kesindi. Ayarlandıktan bir hafta sonra yaklaşık sadece 1 dakika oynamış olurlardı. İcat edildikten bir asır sonra, bu saat her eve girmeyi başardı. Birçok kişi, bu saat olmasa sanayi devriminin mümkün olamayacağı düşüncesini savunur.

Artık biriyle buluşmak istediğiniz zaman daha kesin saat verme şansınız vardı. Gemiler daha güvenilir ve doğru şekilde rota bulabilirdi artık. Kesin Zaman insanların çalışma tarzını da değiştirdi. Eskiden ürün veya hizmet adedi başına ücret alırken artık çalıştığın saat miktarı için ücret alınmaya başlandı.

Bu yeni tarz sayesinde üretim arttı vede üreticiler artık dahada fazla satmak istiyordu. Bu sayede demir yolları kurulmaya başlandı. Vede bu, yeni sorunları ortaya çıkarmaya başladı. Her kentin saati Güneş Saatleriyle hesaplıyordu. Buda yanda bulunan görselde gösterildiği gibi zaman farklılıklarına sebebiyet oldu.

Bunun çözümü ise İngilizlerden geldi. Greenwich Mean Time (GMT) bulundu ve zaman standartlanması getirildi ülke genelinde. ABD büyüklüğü nedeniyle tek bir standart saati pek mantıklı bulmadı ve de 4 bölgeye ayırarak 4 farklı yerel saat belirledi.

20. Yüzyılın Başlarında Gelen Bir İnovasyon

Pierre ve Jacques Curie Quartz kristallerine elektrik uygulanınca stabil bir şekilde titrediklerini fark etti. Quartz kristellerine elektrik verildiği zaman saniyede 32768 defa titreşirler. Saat yapımcıları bunu kullanarak inanılmaz derecede doğru saatler yapmaya başladılar. Bu saatler bir ayın sonunda en fazla 15 saniye fark ediyordu.

Pendulum saatler olmasa sanayi devriminin mümkün olmayacağı gibi, quartz saatler olmasa bilgisayarlar olmazdı. Bilgisayarların çalışabilmesi için bilgisayar içinde bulunan bir aletin çok keskin bir zaman ile mikroişlemleri koordine etmesi gerekiyor.

Atomik Saatler

Bu keskin saatler sayesinde insanlar dünyanın dönmesinin tam olarak düzenli olmadığını fark etti. Çok fazla detaya girmeyeceğim ama şöyle özetleyebilirim, zaman kavramı bizim şuana kadar sandığımızdan çok daha değişik. 1950 lerde ilk ‘’SUPER ACCURATE ATOMIC CLOCKS’’ yani ‘’Süper Kesin Atomik Saatler’’ yapılmaya başlandı.

Bu saatler zamanı, atomik maddelerin bozulma zamanından anlıyordu. Bu sayede 1967de ‘’International Bureau of Weights and Measures’’  tarafından zamanın tanımı değiştirildi. Bir gün artık dünyanın bir kere kendi ekseni etrafında dönmesi değildi. Bir gün artık 86,400 atomik saniye sayılıyor.

Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi yaklaşık olarak 86,400 atomik saniye sürdüğü için bazen bazı saniye veya dakikalar geçiliyor.

Atomik saatin yararları arasında nano saniyelerin buluşuda var. Nano Saniyeleri hesaplayamasaydık şuanda GPS teknolojisine sahip olamazdık. Gps saat ile çalışır. Üç farklı uyduya saati sorar vede aldığı cevaba göre bulunduğu konumu hesaplayabilir.

İşte zaman bu şekilde gelişti. Umarım şimdi saatlerin gelişmesi için insanların zaman hakkında olan fikrinin ne kadar önemli olduğunu anlamışsınızdır.

İşte bu yüzden zamana, insanlığın en önemli buluşu diyebiliriz.

7 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here