Modern Dünyanın, Modern Pazarları


Tarihi  Kapalıçarşı alışveriş  merkezlerinin  ilk  örneklerinden  biridir aslında. AVM’ler  başlangıçta  düzensiz  şehirlerin  yetersiz  çarşı  ortamından  kaçış  olarak ortaya  çıkmış  olsalar  da  1950’li  yıllardan  sonra  tüm  dünyada  yaygınlaşmaya başlamış   ve   alışverişin   modernleşmiş   dünyadaki   yeni   mekanları   olarak yatırımcılarına yüksek kazançlar sağlamışlardır.

Daha modern açıdan bakarsak; 1980’li yıllarda Türkiye’nin dışa açılma süreci ile birlikte halkın tüketim tercihleri de değişmeye başlamış, zamanın ilerlemesi, ihtiyaçların artması sonucu devlet ortaklığı ile beraber 1988 yılında Ataköy İstanbul’da Galleria AVM açılmıştır.

Bir ilk olmasından ötürü aşırı ilgi görmüş ve diğer merkezlere örnek olmuştur. Daha sonra Ankara, Adana, Konya ve İzmir’de yeni AVM’ler açılmıştır.

Günümüzde ise AVM bulunmayan 20 civarı şehir kalmıştır. Haliyle yerel esnaf ve pazarlar senelerdir yaptıkları iş baltalandığından dolayı memnun sayılmazlar. Bu konuda Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı  Bendevi Palandöken şöyle söylemiştir: “AVM’ler şehir içlerinde gelişigüzel, yan yana açılınca bölgedeki esnaf ve sanatkarların sosyo-ekonomik yapısı da bozuldu. Anadolu’da açılmış olan AVM’ler de malları bulundukları illerden karşılamadıkları için, kazandıkları nakit parayı da il dışına çıkarıyor. Bu durum küçük olan piyasanın daha da daralmasına ve ayakta kalmaya çalışan esnafın işini kaybetmesine neden oluyor.”

AVM’ler boş zamanları değerlendirmek için iyi bir sosyalleşme ve eğlence alanı olarak bizlerin günlük yaşamlarında öncelikli olarak yer alıyor. Türkiye genelinde 360 küsür AVM bulunmaktadır. Tahmin edeceğiniz üzere bunun büyük bir kısmı (%33 civarı) İstanbul’da bulunmakta.

Sıkça tercih edilmesi, geçirilen zamanın artması v.b sebeplerden ötürü gün geçtikçe yeni AVM’ler açılmaktadır.

Dünyada ise en büyük alışveriş merkezi 1986’dan bu yana faaliyette olan ve Guinness Rekorlar Kitabı’na gire Kanada Edmonton, Alberta’daki “West Edmonton Mall”dır

Diğer ülkelerdeki AVM’lerin bizden en önemli farklarının, sadece “alışveriş” alanları olarak tasarlanmaları ve yönetilmeleri olabilir.

Avrupa’da uzun bir süredir devam eden alışveriş merkezleri yatırımı son yıllarda ülkemizde de önem kazanmış ve yerli-yabancı yatırımcıların oldukça ilgisini çekmeye başlamıştır. Avrupa’da ve Türkiye’de bin kişi başına düşen kiralanabilir AVM alanları karşılaştırıldığında Türkiye’deki yatırımın ne kadar yüksek olduğunu ortaya çıkmıştır.

Sonuç olarak geçmişten bugüne insanların tüketim alışkanlıklarının değişmesi ile alışveriş mekanları da değişim göstermiştir. Türkiye’de, diğer birçok konuda da olduğu gibi AVM gelişim sürecinin de İstanbul, Ankara gibi metropollerde başlayarak daha sonra Anadolu’daki kentlere yayıldığını görülür.

Peki bu AVM’lerin bir sonu olacak mı? İnsanlar hafta sonları deliler gibi AVM’lere akın etmekten vazgeçecek mi? İşte bu soruların cevabını hep beraber bekleyip göreceğiz..

2 YORUMLAR

  1. Sosyallik ve Avm. Ben pek bağdaştıramıyorum bu ikisini. Alışveriş yaparak, sadece tüketerek nasıl sosyalleşebiliriz. ? Bize hiç bir katkı sağlamıyor açıkçası bu bize herhangi bir sosyal fayda sağlamaz.

Yorum Yap. Sesini Herkese Duyur!