Uzay Hukuku: Uzayda Hangi Kurallar Geçerli?

Çok garip ve genellikle konuşulmayan bir konuya değinmek istiyorum. Uzak Hukuku.

Ufak Bir Tarih

Eskiden arsa sahipleri, sahip oldukları arsanın üstünde bulunan tüm havaya sahip sayılıyordu. Uçaklar icat edildikten sonra akıllı insanlar farkına vardı ki uçuş anında havasahalarını kullanmak için her arsa sahibinden izin istemen pek de akıllıca bir yol değildi. O zamanda devletler karar aldılar ve sonucunda arsa sahipleri, arsalarının 150 metre (500 feet) üstüne kadar sahipti ve daha sonrası devlet malı olarak kabul edildi. Bu kısa süreli bir çözüm oldu.

Fakat daha sonradan insanlar uzaya çıkmaya ve uydu üretmeye başladı ve bu bir kere daha sorunları gün yüzüne çıkardı. Dünya etrafında dönen uyduların her ülkeden ayrı ayrı izin alması tam bir lojistik kaos olurdu ve yeniden akıllı insanlar bir araya gelerek karar aldılar. Ülkelerin arsa üzerinde hakları sonsuzluğa dek çıkmasındansa yer yüzünden 30 ile 160 kilometre arasında bitmesi kararlaştırıldı. Bu rakamların sebebi ise ;

  • Yolcu taşıyan bir uçağın çıkabileceği en yüksek rakım 30 kilometredir.
  • Dünya çevresinde olan uydulardan en alçağı yer yüzünden 160 kilometre uzaktadır.

İşte tam olarak burada benim merak ettiğim soru devreye giriyor. Madem bir ülkenin havasahası en fazla yer yüzünden 160 kilometre yükseklikte olabiliyor, bu yüksekliği geçince nasıl kurallar devreye giriyor?

Diyelim ki bir astronot suç işledi, bunun cezasını kim verecek?

Her uzay mekiğinin bir sahibi vardır, ait olduğu bir ülke. Hangi ülkenin mekiği ise o ülkenin o şahsı yargılama gücü vardır. Uluslararası sularda bulunan gemiler gibi, uzay mekikleride ait olduğu ülkenin bir uzantısı sayılır.

Peki bu bahsettiğimiz astronot eğer suçu Ay’ın üzerinde işlerse ne olucak? O zaman kimin yargıya hakkı var?

1967’de imzalanan Uzay Antlaşması belirtiyor ki herhangi bir ülke uzayda bölgeye sahip olamaz. İşte burada ‘’Extraterritorial Juristiction’’ devreye giriyor. Her ülkenin vatandaşı, o ülkenin kuralları altında yaşar uluslarası sularda bulunduğu müddet. Örnek olarak, bir Amerikan vatandaşı aşağıda bulunan haritada mavi ile boyanmış olan yerlerde ABD Kurallarına ve Anayasasına hitap etmek zorundadır.

Ama eğer başka bir ülke toprağında veya bölgesinde ise, kendi ülkesinin kuralları yerine bulunduğu ülkenin kuralları geçerlidir. Bu uzay içinde geçerlidir. İşte bu yüzden aynı yerde olan ve aynı suçu işleyen iki şahıs, farklı yasalar altında farklı şekillerde yargılanıp farklı cezalar alabilir.

Bunları öğrendiğimize göre olayları birazdaha karıştıralım isterseniz?

Uluslararası Uzay Mekiği (ISS) üzerinde farklı kurallar geçerli fakat çoğu durumda az önce bahsettiğimiz ‘’Exraterritorial Juristicton’’ geçerli. Her astronot kendi vatanının yasalarına itaat etmek zorunda. Fakat bir Amerikan astronot bir Fransıza karşı bir suç işlerse? İşte o zaman Fransa’nın yargı hükmü var.  Mülk konusundada aynı kurallar geçerli. Örnek olarak bir İngiliz bir Kanadalı’nın herhangi bir şeyine zarar verirse, geri döndükleri zaman Kanada’nın İngiliz Astronotu yargılama gücü vardır.

Peki ya uzayda bir bebek doğarsa?

Bilimsel açıdan ve o bebeğin sağlığı konusunda bu pek iyi birşey değil. Yer çekimsiz bir ortamda geliştiği ve doğduğu için kemikleri kendi ağırlığı altında kırılabilir. Fakat örnek teşkil etmesi için bir bebek doğdu diyelim. Antartika’da geçerli olan kurallara benzer kurallar uzayda da geçerli. Antartika’da şu ana kadar 13 bebek doğdu. Egemenlik bulunmamasına rağmen, kendi ailesinin vatandaş oldukları ülkenin vatandaşı oldu. Eğer uzayda bir bebek doğarsa, doğduğu uzay mekiğinin vatandaşı olur.

Peki ya Ay’da veya Mars’ta doğarsa? Bazı ülkeler sınırları dışında doğan bebeklere vatandaşlık vermiyor ailesi vatandaş olsa bile. İşte bu, şuan ki uzay hukukunun eksik ve düzeltilmesi gereken tarafları.

Normalde birkaç yıl öncesine kadar bu konular pek ele alınmazdı fakat özellikle son yıllarda Elon Musk SpaceX projesi ile karşımıza çıktı vede Mars’ı kolonileştireceklerini söyledi. Istanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğrencilerinden olan Atıl Emre Tamer’in bu konu hakkında bir yazısını burada bulabilirsiniz.

Herhangi Bir Sorun Yaşandığı Zaman Çözüm Üretme” dönemi bitti artık

Şuana kadar sadece 536 kişi uzaya çıktı. Hepsi yüksek derecede eğitimli astronotlardı ve kendi ülkelerini temsil ediyorlardı. Bu insanlar suç işleme potansiyeli çok düşük olan insanlar. Uzayda turizm sektörü vede yaşam alanları oluşmaya başlamadan önce bu kuralların belirlenmesi gerekmekte.

Yakın gelecekte Uzayda Madencilik sektörünün ilk adımlarını görebiliriz.

Farklı sektörlerin gelişmeleri ile birlikte Çevre ve Ekonomi kanunları da gelişecek.

Uzay sektörü hızla gelişiyor. Bundan sonra sadece dahada hız kazanacak. Bunlar çok uzak gelecek değil. Önümüzde ki 10-20 yılda görmemizin mümkün olduğu şeyler.

Kaynakça : NASA, WikiPedia, Wendover Productions

12 YORUMLAR

  1. benim sorum olacak. Uzay hukukuna göre hiçbir kimse veya devlet dış uzaydaki hiçbir gök cismi üzerinde mülki hakta bulunamaz yazıyor. peki kolonileşme nasıl olacak bu şartlar altında? marsa gidecek bir çok milletten kişi seçileceği söyleniyor. bu farklı milletten insanlar hangi devletin hukuğuna tabi olacaklar? antartikada her devletin ayrı bir üssü var. o zaman marstada mı farklı devletlerin üstleri olacak? peki koloniler gelişip büyüdüğünde 🙂 işgal edilmiş ve insan yerleştirilmiş bir bölge devletleşmiş olmayacak mı ? bu da bir hak talebini doğurmayacak mı ?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here