2020 Model Ekonomi


2019’un son günlerinde Çin’in Wuhan şehrinde ilk olarak ortaya çıkan korana virüsü bu günlerde tüm dünyayı etkisi altına aldı. Tüm dünyaya hızlıca yayılan ve çok büyük korku yayan bu virüs çok büyük değişiklikleri de beraberinde getirdi. Bu değişiklikler çok farklı alanlarda toplumsal ve bireysel ölçeklerde gerçekleşti diyebiliriz. Korona virüsü sadece bireyleri ve ülkelerin sağlık politikalarını ve alışkanlıklarını değiştirmekle kalmadı bunun yanında pek çok farklı alanda radikal veya geçici değişikliklere sebep olduğunu veya olacağını görebiliyoruz yani bu virüs kendisiyle birlikte o hep söylediğimiz ama ne zaman geleceğini tam olarak bilemediğimiz yeni dünya düzenini de beraberinde getirdi diyebiliriz. Bu yeni dünya düzeni değişikliklerinden  pastadan en büyük payı alan alanlardan biri de pek tabii ki ekonomik reformlar olacaktır. Şu anda dünyanın ekonomisini değerlendirirken korona virüsün dahil olmadığı bir tablo mümkün görünmüyor, korona virüsün tüm dünya üzerindeki etkisi tam olarak yok olsa bile tüm dünya ülkelerinin ekonomisi hali hazırda etkilenmiş durumda. Bu etkilenmenin tam olarak hangi boyutlarda olacağını zaman gösterecek fakat şu an itibari ile bile bu etkinin çok büyük boyutlarda olacağını söylemek yanlış olmaz. Yazımda Kovid-19 pandemisinin ekonomi alanında hali hazırda ne gibi değişikliklere sebep olduğunu veya sebep olması beklenen muhtemel değişiklikleri  ve bu değişimlerin sektörler  bazında nasıl etkiler yarattığını ve yaratacağını, ifade etmeye çalışacağım.

İlk olarak finansal piyasalardaki etkisinden bahsetmek istiyorum. Dünyada korona virüs öncesi de dünyanın borçluluğu hiç olmadığı kadar artmıştı. Normal ve beklenen şekilde borçlanma arttıkça ekonominin canlanmasını bekleriz, hemen hemen hepimizin hatırlayabileceği bir PR çalışmasını burada hatırlatmak istiyorum: “Alalım verelim ekonomiye can verelim”. Borçlanma arttıkça yatırımlar, istihdam artacak ve bununla birlikte doğal olarak da ekonomi canlanacaktır. Tüm bunlarla çelişecek şekilde korona virüs öncesi dünyada borçluluğun çok yüksek seviyelerde olmasına rağmen çoğu ekonomi durgunluk gösteriyordu. Bunun üzerine de korona virüsü ortaya çıkınca finansal sistemler tamamen sarsılmış, piyasalar ve borsalar çok büyük bir darbe almıştır. Bir çok uzman dünyanın 1930’lardaki Büyük Buhran’dan bu yana en kötü ekonomik durgunlukla karşı karşıya olduğu görüşünde. IMF’nin Küresel Görünüm Rapor’unda daha öncelerde yüzde  3,3 büyümesi beklenen küresel ekonominin bu yıl yüzde 3 daralacağı tahmin edildi. IMF’nin raporuna göre, ABD ekonomisi bu yıl yüzde 5,9 ve Avro Bölgesi ise yüzde 7,5 küçülecek. Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinden Almanya’nın yüzde 7, salgından en çok etkilenen İtalya’nın ise bu yıl yüzde 9,1 daralması bekleniyor. İngiltere ekonomisinin ise bu yıl yüzde 6,5 küçüleceği rapor edildi. Gelişmekte olan ülke ekonomilerinin büyüme tahmini ise 2020’de yüzde 4,4’ten yüzde eksi 1’e çekildi. Kovid-19 salgınının ortaya çıktığı Çin’in bu yıl yüzde 1,2 büyüyeceğini rapor eden IMF, Türkiye ekonomisinin ise bu yıl yüzde 5 daralacağını öngördü.

Dünyadaki bu kriz petrol piyasasını da tarihinde görülmemiş bir şekilde etkilemiştir.Korona virüs ile birlikte insanların evde kalmaları sonrası petrol tüketimi ciddi oranda azaldı ve dolayısıyla petrolü depolama kapasitesi yetersiz gelmeye başladı. Amerikan petrolünde tarihinde görülmemiş bir şekilde fiyatlar eksili rakamlara geçti bunun anlamı şudur: eğer bir varil petrol alıp bunu fiziki olarak stoklayabiliyorsanız size üstüne para vermeleri gerekiyor. Bu tarihi düşüşü iktisat esaslarından biri  olarak kabul edilen bir  arz ve talep ilişkisi ile açıklayabiliriz. Korona virüsü ülkelerin büyümelerini etkilediği için dolayısıyla enerjiye olan talep de azaldı bunun neticesi olarak arz beklenmedik ve olağanüstü bir şekilde arttı ve petrol fiyatları eksi seviyeleri gördü. Bu değişim bütün ülkeleri etkilediği gibi ülkemizde bu krizden nasibini aldı, bu günlerde ülkemizde petrol piyasalarının volatilitesi çok yüksek seviyelerde, ülkemizde 51 günde akaryakıt fiyatları 36 kez değişti.(04/05/2020)

Korona virüs ile birlikte finansal sistemin tamamen sarsıldığını ve geleneksel piyasalar, borsaların çok büyük bir darbe aldığını daha önce belirtmiştim bununla birlikte insanların kripto paraya ilgisi arttı. İnsanlar yatırım yapmak için kripto para kullanmaya başladı bunun sebebi bu süreçte borsa ve piyasaların öngörülemez volatilitesi ve bu süreçte çoğu merkez bankasının para basmaları maalesef parayı değersiz hale getirmesi olduğunu söyleyebiliriz. Korana virüs sonrası kripto para cüzdanındaki artış dikkat çekici boyutlarda ve bu cüzdanlardaki değerler günden güne artış gösteriyor, yani insanların korana sonrası paralarını nakitten veya borsadan ziyade Bitcoin gibi kripto para olarak değerlendireceğini görebiliyoruz. İnsanların kripto para kullanımdaki eğilimin artmasında hali hazırda gelişen teknolojiyi de göz ardı edemeyiz tabi  zaten bu virüs öncesinde bile ödeme sistemlerinde dikkat çekici  boyutlarda değişimler yaşıyorduk, insanlar ödeme yapmada ve finansal işlemler yapmak için teknolojiyi kullanmaya başlamışlardı bu süreçte teknolojik altyapının hazır olması bu geçişi olumlu yönde etkiledi. Kripto paraların reel paralardan en belirgin üstünlüğü herhangi bir ülkenin merkez bankasına bağlı olmadığı için hiçbir ülkenin ekonomik durumdan olumlu veya olumsuz şekilde etkilenmemesidir.Çok açık bir şekilde şunu ifade edebiliriz ki korana virüsü insanların yatırım alışkanlıklarını da büyük ölçüde değiştirdi.

Dünyada insanların evlerinde mahkum olması, zorunlu ihtiyaç dışında dışarı çıkmamaları turizm sektörüne de ağır bir darbe vurdu. Ülkelerde  yurt içi ve yurt dışı seyahatlerib durduğu bu süreçte, normal zamanlarda turist akınına uğrayan bölgelerde derin bir sessizlik hakim bu durum turizm çalışanlarını ve tabii ki turist rehberlerini de ağır bir şekilde etkiledi. Turizm sektöründeki alışkanlıkları büyük değişiklikler bekliyor. Artık kalabalık halinde yapılan geziler, seyahatler bitecek gibi gözüküyor bunun yanında kongre turizmi de ciddi ölçüde etkilenecek hatta tamamen bitmesi bile muhtemel olan kongre turizminin yerini bu dönemde sıklıkla kullanmak durumunda olduğumuz video konferans uygulamaları alabilir. Sadece bu dönemi değil bu dönemin sonrasındaki alışkanlıkları da etkilemesi bekleniyor mesela insanların artık büyük oteller yerine butik otelleri tercih edeceği ve açık büfe her şey dahil programlarının artık biteceği öngörülüyor. Dünya Turizm Forumu Enstitüsü Başkanı korona virüs nedeniyle turizm sektöründe 1 trilyon dolarlık kayıp beklediklerini ve sektörde 50 milyon çalışanın işini kaybetmekle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Korona virüsün ekonomik olarak en fazla zarar verdiği sektör havayolu şirketleri oldu. Ülkelerin korana virüs önlemleri çerçevesinde sınırlarını seyahate kapaması sonucu uçaklar pistlerde kaldı. Ve maalesef bu etkinin sadece kısa bir dönemle kısıtlı kalmayacağı düşünülüyor yani korona virüsü etkisini kaybetse bile artık eskisi kadar çok seyahat olması beklenmiyor, bu durum 10 yıllık bir döneme yayılabilir. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’ne göre 2020 yılında havacılık sektörünün 113 milyar dolara kadar zarar etmesi bekleniyor. Bu rakam havayolu şirketlerinin yüzde 19 küçülmesi anlamına geliyor.

Korona virüsü bazı sektörleri olumsuz yönde etkilediği gibi bazı sektörleri de olumlu yönde etkiliyor. Bu virüse çare olacak ilacı veya aşıyı bulabilmek için ilaç şirketleri yarış içindeler. Aşıyı veya ilacı bulacak şirket ve ülkenin çok büyük paralar kazanması bu parayla birlikte çok da büyük bir güç kazanması bekleniyor. İlaç şirketlerinin yanı sıra bu günlerde çok büyük bir önem arz eden sıvı sabun, dezenfektan, kolonya, koruyucu ekipman tulum, maske gibi ürünleri üreten şirketlerin değerleri hızla artıyor.

Hemen her sektörü etkileyen bu kriz pek tabii bu sektörlerin çalışanlarını, küçük esnafı ve günlük işçileri de derinden etkiledi. Çoğu ülke bu krizi en az hasar ile atlatabilmek için ekonomik paketler açıklamaya başladı, bu paketlerden mutlak suretle faydalanması gereken küçük esnaf ve işçiler göz ardı edilmemelidir aksi takdirde toplumun bu kısmında boy gösterecek bir krizin tüm ülkeyi etkilemesi işten bile değil. Bu krizi en az hasar ile atlatacak ülkeler bu krizin öncesini, esnasını ve sonrasını doğru ve geniş kapsamlı bir strateji ile planlayanlar olacaktır. Maalesef çoğu ülkenin bu tarz bir krize karşı hazırlıklı olmadığını gördük yani ülkelerin büyük bir kısmı bu kriz öncesini doğru planlayamadı, gerekli tedbirleri almadılar. Mesele bundan sonraki süreci iyi yönetip yönetememeleri olacaktır çünkü bu kriz esnasını ve sonrasını da iyi yönetilmemesi sonucu bu pandemi krizini ekonomik ve siyasal krizler takip edebilir. Yazımın başlarında belirttiğim yeni dünya düzenine adapte olabilenler bu sıkıntılı zamanlardan güçlü çıkacaktır. Açık açık gelen değişimleri göz ardı eden toplumlar ve insanlar bu krizlerden, korona virüsü pandemisinden  etkilendiklerinden daha çok etkilenecektir.

PAYLAŞ
Avatar
İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme 2. sınıf öğrencisiyim.Yazdığım yazılarla ilgi duyduğum farklı alanları araştırma ve bunları ifade etme yeteneğimi geliştirmeye çalışıyorum.Yazdığım yazıların kişisel ve kariyer gelişimimde önemli bir etkisi olabileceğini düşünüyorum.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here