Doğayı Seven Pazarlama: Green Marketing


Son yıllarda ismini daha sık duymaya başladığımız green marketing yani yeşil pazarlama önem kazanarak gelişime devam ettiriyor.  Nasıl ortaya çıktı nereden geldi diye soracak olursanız hemen açıklayalım; son yıllarda artan iklim değişikliği, kuraklık, sel, küresel ısınma, ozon tabakasının ciddi zarar görmesi büyük şirketleri bu alana doğru yoğunlaştırmıştır.

Globalleşen dünyada artan bilinçli müşteri kitlesi geleceğe daha yaşanır bir dünya bırakabilmek adına duyarlılaşmaya başladı. Seçimlerini, alışveriş ve yaşam biçimini buna göre şekillendiren müşterilere karşı üreticilerde biçim değişikliğine gitti.

Sınırsız isteklere karşın sınırlı kaynakların olduğu bir dünyada ihtiyaçlarımızı karşılamak için yapılan üretimlerde çevreye zararı azaltmak adına çevre dostu üretime doğru bir akım başladı.

Gelişen teknoloji ve küreselleşen dünya kavramları içinde işletmeler hızlı değişime uyum sağlayabilmek için esnek bir yapıya sahip olmalıdırlar. Bu günümüz koşullarının bir gereği olarak karşımıza çıkıyor. Her gün yeni çıkan kavramlar yükselen trendler hızlı bir değişimle işletmelerin karşısına çıkmaktadır. Söz konusu değişim ve yenilik sadece işletmeler için geçerli değildir. Aynı zamanda işletmelerin bağlı bulunduğu müşteriler içinde geçerlidir. İşletmeler devamlılık sağlamak için bunları göz önünde bulundurmak zorundadır.

Firmalar, doğa dostu ürün ve hizmetler geliştirirken hem tüketicilerin gözüne girdiler hem de aynı zamanda kendi gelecekleri olan kaynakları korumuş oldular. Bu nedenle de ilerleyen dönemlerde green marketing kavramını daha çok duyacağız. O halde tam kavram olarak green marketing neymiş birlikte irdeleyelim.

Pazarlama dünyasına 1980 lerde giren bu kavram kitlesel kirliliğin artmasını engellemek, doğal kaynakları aşırı tüketmeyen,  geri dönüşümü olan veya korunabilir mal veya hizmet üretebilmek amacıyla, hammadde seçimi ve kullanımı, üretim, ambalajlama, dağıtım, satış, tutundurma, kullanım ve hatta kullanım sonrası atılma, geri kazanım faaliyetlerinin tümünü içermektedir. Yani green marketing, tüketici isteklerine bağlı olarak çevreyle dost ürünlerin tasarlanması, üretilmesi, pazara sunulması, satışı, kullanımı ve atığı ile ilgili çevresel risklerin toplamının minimize edilmesi ile karlılığı aynı anda sağlayabilecek yolların bulunması yaklaşımı green marketing olarak bilinmektedir.

Peki, green marketingin amacı nedir diye soracak olursanız hemen açıklayalım.

Pazarlama toplumsal boyuta önem veren, önem vererek ayakta kalabilmektedir. Bu sebeple amacı;

Yeni tüketim alanları yaratmak yerine pazarlamanın tanımında da olduğu gibi eldeki kaynakları etkin ve verimli bir şekilde kullanımı sağlamaktır.

Doğal dengenin sağlanması ve korunması ile enerji tüketiminin en az seviyeye indirilmesi üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Çevreye yapılan tahribatı engelleyerek sanayinin yarattığı çevre kirliliğini azaltacak alternatifler aramaktadır.

Çevre dostu ürünlerin kullanımını teşvik etmeye, paketleme işlemini en az düzeye indirmeye ve toplumda geri dönüşüm bilincini yaratmaya yönelmelidir.

Tüketici ve gönüllü kuruluşlarla ortaklaşa çalışarak bilinç oluşturmaya çalışılmaktadır.

Bu yeni trende şirketlerin ilgisi de oldukça arttı. Bu ilginin artma sebepleri olarak en başta çevresel yani green marketingi amaçlarına ulaşabilmek adına bir fırsat olarak düşünmesiyle yola çıkıldı. Sosyal açıdan daha fazla sorumlu olmak için ahlaki sorumluluğa sahip olmaları bilinci oluştu. Hükümet kuruluşlarının firmaları zorunlu tutmaya başladı. Rakiplerin çevresel faaliyetlerine karşın firmalarında önlem almaya başlaması ve hammadde azalmalarının ya da artık biriktirme ile artan maliyet faktörlerinin firmaları ve firmaların davranışlarını düzeltmeye zorlaması şirketlerin ilgisini çekti.

Green marketing kavramı yeni yeni şirketler tarafından benimsenmeye başlasa bile gelecekte daha çok bahsedilecektir. İşletmeler ve insanlar gün geçtikçe ilgisini arttırmaktadır. Bazı perakendecilerde naylon poşet alışkanlığını azaltmak için poşetlerden para almayı bez poşet veya çevre dostu poşetlerin kullanımına teşvik edilmeye çalışılmaktadır. Telekomünikasyon ve bankacılık sektöründe gelen faturalara karşın e-fatura uygulanmaya başlanması green marketing adına yapılan çalışmalardan biridir. Bazı restoranlarda ve online siparişlerde plastik tabak, bardak ve peçete kullanımına dur demek için yapılan uyarılar, büyük firmaların paketlerinin geri dönüşüme uygun olması ve geri dönüşümlü ürünlerin popülerliğinin artması green marketinge olan ilgi ve önemin arttığının göstergesidir. Özel günlerde büyük pahalı hediyeler yerine doğa dostu ürünlerin hediye edilmesi veyahut TEMA Vakfının özel günlere ithafen ağaç dikerek armağan edilmesi yapılan çalışmalardandır.

Bu çalışmalara ve işletmenin yaptıkları uygulamalara ağırlık verilerek geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakabilmek dileğiyle…

PAYLAŞ
Selin Pektaş
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi. Pazarlama alanıyla ilgilenen ve bu alanda kariyer odaklı çalışan, yazdığı yazılarla kendisi gibi ilgili insanları bilgilendirmeyi hedefleyen işletmeli adayı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here