İnternet Nasıl Çalışır: Dünyanın Yer Altı Kabloları


Hepimiz internet kullanıyoruz ama aramızda kaç kişi internetin nasıl çalıştığını biliyor? Bu yazıda Internet kabloları hakkında bilgi paylaşmak istiyorum sizlerle.

Interneti oluşturan kablolar hakkında konuşurken Neal Stephenson dünyayı bir bilgisayar anakartına benzetmiştir. Bazen telefon kabloları görebiliyoruz veya uyarı levhaları fiber optik kablo olduğuna dair fakat bunlar bir adanın sadece denizin üstünde olan kısmı. Asıl kablolar, okyanusun derinliklerinde yatıyor. Evet, doğru duydunuz. Bize internet okyanusun derinliklerinde olan kablolarla ulaşıyor. Gelin şimdi bu kablolar hakkında 10 ilginç bilgiye bakalım.

1) Kablo Döşenmesi Yavaş ve Maliyetli Bir İş

Uluslararası Data’nın %99’u Okyanus tabanında yer alan ”Submarine Communications Cables’’ adlı kablolar tarafından iletiliyor. Toplamda bu kablolar yüz binlerce kilometre uzunluğunda ve bazen Everest dağının uzunluğuna eşit bir derinlikte olabiliyor.

Bu kablolar ‘’Cable-layer’’ denilen özel gemilerle yerleştiriliyor. Bu yerleştirme işlemi kolay bir prosedür değil. Kablonun mümkün olduğunca düz bir yüzeye yerleştirilmesi gerekiyor. Mercan kayalıkları, batmış olan gemiler, balık yatakları vede diğer ekolojik habitatlar bu işlemi dahada zorlaştırmakta. Bu kabloların kalınlıkları ne kadar derine yerleştirildiğine dayanıyor. Nekadar derin olusa, o kadar az tehlike vardır ve bu yüzden o kadar ince yapılır.

2) Köpek Balıkları İnterneti Yemeye Çalışıyor

Köpek balıklarının bu kabloları neden yemeye çalıştığı hala bir tartışma konusudur.

Elektromanyetik alandan dolayı olabilir veya sadece meraklılardır. Veya iletişim ağımıza zarar vererek kara harakatı düşünüyorlar (Bu benim teorim tabi). Nedeni her ne olursa olsun, kablolara zarar verdikleri gerçeğini değiştirmez. Bunun sayesinde Google gibi şirketler kablolarını daha dayanıklı yapmanın yollarını araştırıyor.

3 – Internet Yer Altında Olduğu Gibi Su Altında da Tehlike Altında

Her birkaç yıl iyi kalpli bir işçi bulldozerini çalıştırıp yanlışlıkla interneti bir kıta için kesebiliyor. Okyanus derinliklerinde inşaat sahalarının olmaması, tehlike olmadığı anlamına gelmez tabiki de. Köpek balıkları dışında gemi çapaları, avlanan denizciler, vede doğal felaketlerde zarar riski teşkil ediyor. Kanada bazlı bir firma bu kabloları Kuzey Kutbundan geçirme projesini ortaya koydu fakat bu ‘’imkansız’’ olarak kategorilenmişti. Son zamanlarda Küresel Isınma sayesinde eriyen buzullar yüzünden bu proje ‘’Olabilir fakat çok maliyetli’’ kategorisine alınmış bulunmakta.

4 – Dünyayı Suyun Altından Kablolar İle Birleştirmek Pek de Yeni Bir Fikir Değil

Dünyanın okyanus altından geçirilen ilk kablo bir telegraf kablosuydu. Newfoundland ve İrlanda arasında olan bu kablonun inşaatı 1854 yılında başlamış ve 4 yıl sonar ilk iletişim sağlanmıştı.

5 – Casuslar Denizaltı Kablolarına Bayılır

Soğuk Savaşın doruklarında, USSR genellikle çok iyi kodlanmamış mesajlar ile iletişim sağlıyordu. İyi bir şekilde şifrelemenin hem kardeş hem de abartı olduğunu düşünüyorlardı çünkü iki ana üssü Denizaltı Kablo ile bağlıydı. Çok fazla koruma gereği de duymadılar çünkü Sovyet bölgesinde yer alıyordu vede Amerikanın o bölgeye girip III. Dünya Savaşı başlatma riski alacağını düşünmediler. U.S.S. Halibut deniz altına tam olarak da bu görev verildi. IVY BELLS kod adı verilen bu operasyon ileri ki dönemlerde Ronald Pelton’ın Sovyet’lere bilgi satması yüzünden iptal edilmişti.

6 – Devletler Bu Bahsettiğimiz Casusları Atlatmak İçin Okyanus Derinliklerinde Olan Kablolara Daha da Fazla Önem Veriyor

Amerikan Birleşik Devletlerinin bu oyunda büyük bir avantajı var. Bu global yapının neredeyse hepsi Amerikan bilim adamları, mühendisleri ve şirketleri tarafından yapılıyor. Çoğu kablonun Amerika içinden direkt veya bir Amerikan bölgesinden geçmesi sayesinde ulaşmak istediği bilgiye dahada kolay ulaşıyor. Eski NSA Analisti olan Edward Snowden çaldığı dosyaları gün yüzüne çıkardığı zaman birçok ülke Amerikan casuslarının Uluslararası Datayı gözden geçirdiğini öğrendi ve buna tepkisiz kalmadılar.

7 – Denizaltı İletişim Kabloları Uydulardan Daha Hızlı ve Ucuz

Şuan hali hazırda Dünyayı çevreleyen binden fazla uydu var. Okyanus altına böyle zorlu şartlar altında kablo yerleştirmektense tüm bu bilgi alışverişini uydular sayesinde yapsak dahada güzel olur dimi?

Fakat baktığımız zaman bunun cevabının hayır olduğunu görüyoruz. Fiber Optik Kablolar ve İletişim Uyduları aynı zamanda, 1960 larda üretilmesine rağmen şuanda Fiber Optik daha yaygın şekilde kullanılıyor. Data’nın uzayda bulunan uydulara ulaşıp sonrasında tekrar geri gelmesi çok daha uzun zaman alırken aynı data fiber optik kablolarla birlikte ışık hızının %99,7 si hızında ulaşıyor. Dünyada fiziksel bir kablo olmadan internete bağlanılan tek yer Antartika. Ve orada bulunan araştırma istasyonları gönderebileceklerinden çok daha fazla bilgi üretiyor.

8 – Siber Savaşlarını boşverin. Eğer Interneti çökeltmek istiyorsanız Dalış Kıyafetleri ile Tel Makası alın

Bu kabloları kesmek o kadar da zor değil fakat içinden binlerce volt geçtiğini göz önünde bulundurmakta fayda var. 2013’de Mısırda bunun bir örneğini gördük.

20,116 metrelik üç kıtayı bağlayan bir kabloyu kesmişlerdi ve onarılana kadar Mısırda internet hızı %60 oranında yavaşlamıştı.

9 – Denizaltı Kabloların Onarımı Kolay Değil Fakat 150 Yıl Sonunda Biraz Tecrübemiz Oldu

Eğer masanızın arkasında bozulmuş olan Ethernet kablosunu düzeltmenin zor olduğunu düşünüyorsanız, birde deniz ve okyanusların altında olan kabloları düşünün. Herhangi bir denizaltı kablosu zarar gördüğü zaman özel onarım gemileri hemen gönderilir. Bu zarar gören kablolar eğer çok derinde değil ise robotlar sayesinde tamir edilebilir. Eğer kablo daha da derinde ise kablo su yüzeyine çekilir, onarımı yapıldıktan sonra tekrar yerine indirilir.

10 – Yapılan Bu Kabloların Ömrü 25 Yıldır

2014’ten itibaren suyun altında toplam 285 adet kablo bulunmakta. Bunlardan 22 tanesi hala faaliyette değil. Bunlar ‘’Dark Cables’’ diye adlandırılmıştır. Bu kabloların kullanım ömrü 25 yıl olarak karar verilmiştir. Son yıllarda katlanarak artan internet trafiğine yetişmek için şirketler daha ekonomik ve verimli kablolar üretmeye başladı.

7 YORUMLAR

    • Günlük bazda kullandığımız şeylerden çoğunun nasıl çalıştığını, ne olduğunu bilmiyoruz malesef. Öğrendikçe sizlerle paylaşmak istiyorum 😀

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here