Ikea’nın Tarihçesi ve Kurucusu Ingvar Kamprad’ın İlham Verici Hikayesi


Evimizin her şeyi sloganı ile hafızalarımıza yer etmiş ev dizaynı söz konusu olunca aklımıza ilk gelen IKEA’nın kurucusunun ilham verici hikayesini okumaya hazır olun!

Ingvar Kamprad 30 Mart 1926 yılında İsveç’te doğmuştur. Onun hayatında ticaret, doğduğundan beri var desek yanılmayız. Ingvar Kamprad bir röportajında ticaret hobisinin aile genlerinden geçtiğinden bahsetmiştir. İlk ticaret işinde, küçük yaştayken halasının yardımı ile 100 adet kibrit almış, üstüne kendi kar payını koyarak satmıştı. Daha sonra tohum, Noel ağacı süsleri gibi şeyler de satmaya başlayıp kar elde etmeye başlamıştır. Ona göre hayat okulu buydu.

Eğitim hayatından bahsedecek olursak ticaretteki başarısını maalesef ki okulda sağlayamadı. Okuma yazmayı uzun süre öğrenemedi ve babası bu okul performansından memnun değildi. Ingvar Kamprad‘ta disleksi (öğrenme bozukluğu) vardı ama Ingvar azim ve hırsı sayesinde lise mezunu olarak hayata atılmıştır. Babası bu başarısından dolayı ona bir miktara para verdi. Ingvar 17 yaşına geldiğinde kendi biriktirdiği ve babasının verdiği parayı kullanarak IKEA’yı kurdu.Başlarda kalem, saat, çorap, naylon, çerçeve dahil olmak üzere bir dizi ürün satan bir mağaza olarak başladı. Kaleme fazla talep olunca kredi çekerek Paris’ten sipariş verdi ve bu kredi de ilk ve son kredisi oldu.

Girişimcilik adına güzel adım atan Ingvar mağazasına ilgiyi arttırmak ve müşteri çekmek için ücretsiz kurabiye ve kahve ikramı yapmıştır nitekim bu durum müşteriyi fazlasıyla mutlu etti ve mağaza binlerce müşteri ağırlamaya başladı. IKEA restoran ve cafe fikirleri Ingvar’ın o zamanlarda aklına gelmiş diyebiliriz ve bugün sadece mağazalarındaki restoranlarından gelen gelir 1.8 milyar dolardır. Şirketi kurduktan 2 yıl sonra; büyük rakibi olan firma mobilya satıyordu ve Ingvar bu durumdan etkilendi ve mobilya satmaya karar verdi. Ingvar’ın hedefi ucuz mobilya satmaktı çünkü o zamanlar mobilyalar pahalı ürünlerdi. Ucuz mobilya satın almak için piyasa araştırması yaptı ve bir üretici ile anlaştı ve böylelikle IKEA mobilya işine girmiş oldu .

 Şu an bile büyük mutluluk ve heyecanla incelediğimiz IKEA kataloğunun ilk örneği bu dönemde basılmıştır. Ingvar’ın o süreçteki hedef müşterisi alt ve orta kesimdi onun için “sürüm “anlayışına sahip bir girişimci diyebiliriz. Bir mobilya fabrikası satın alarak iyice maliyetleri düşürdü. İsveç mobilya Federasyonu tarafından bu durum yüzünden ciddi anlamda kınandı. Ve hammadde satıcıları ortaklıklarını sona erdirdi.

Ama Ingvar Kamprad asla pes etmedi ve yeni çözüm olarak Polonya’dan mobilya parçaları ithalatına başlayarak kendi üretimine başladı. 1956 yılında Kamprad IKEA’nın en ayırt edici özelliği olan “parça mobilya” uygulamasına başladı. Bu da mobilya sektöründe yeni dönem başlattı. Çünkü insanlar kullanıma hazır mobilya almak yerine mobilya haline dönüştürülebilecek parçalar alacaktı. İçlerine kılavuz konuldu ve bulmaca gibi gelen bu mobilya işini insanlar çok sevdi ve artı olarak ilk defa mobilyaları sipariş vermeden önce onları görebilme fırsatı veren Kamprad bu özellikler sayesinde IKEA’nın ismini herkese duyurdu.

İlk IKEA logosunun renkleri kırmızı ve beyaz iken şu an da mavi ve sarı renkleri kullanılmaktadır. Ve bunlarla da yetinmedi insanların aldıklarını taşıması için bir de araç üstüne monte edilen kızak fikrini geliştirip satmaya başladı. Bu fikir müşterilerin fazlasıyla hoşuna gitti ve satışlarda kısa sürede 2 misli artış görüldü. Mobilya işinde olumlu tepki alınca Almhut’ta bir showroom açtı ve insanlar mağazadan ürün seçip depodan yüklemeye başladılar. Kamprad böylelikle taşıma işini de müşteriye yaptırarak ana giderlerinden birini paralı hale getirdi ve ciddi derecede tasarruf etti. Bu tek tasarrufu değildi, Kamprad daha az vergi ödemek için şirketini Amsterdam’a taşımıştır bu da başarısını daha da arttırmasını sağladı. Her geçen gün mağaza sayısını arttırdı ve yurt dışında da önemli bir yer edinmeye başladı. Rakipleri arttı ama Ingvar Kamprad’ın başarısına ulaşamadılar. IKEA’nın şu anda 40 ülkede 338 mağazası vardır. Türkiye de ise İstanbul, Ankara, Bursa, Muğla ve Adana illerimizde bulunmaktadır.

İnsanları hem mutlu eden ve hem de gelirine hitap eden mağazasıyla dünyanın en zenginlerinin arasına girmeyi başarmıştır. Sayılı zenginlerden biri olarak bilinmesine rağmen herkes onu cimriliği ile tanıyor. Milyarlarca doları olmasına rağmen lüks bir hayat yaşamamaktadır daha doğrusu tasarruflu şekilde yaşamaktadır.

Örnek vermek gerekirse ucuz restoranlarda yemek yiyor, markete yürüyerek gidiyor, her yere özel jet ile gidebilecekken ekonomi sınıfında yolculuk yapıyor yani kısacası hiçbir ihtiyacı yokken tasarruf yapmaktadır. Bu tasarrufu, titizliği ve karşı çıkma özellikleri sayesinde yenilikçi girişimcilerin önde gelenlerinden biri olduğu söylenir.

Kamprad’ın IKEA kuruluş öyküsü hakkında yazdığı iki kitap bulunmaktadır. 1976’da yazdığı “A Testament of a Furniture Dealer” isimli kitap şirket özelliklerinden bahsediyorken 1990’da İsveçli bir yazarın kaleme aldığı “Leading By Design: The İkea Story” adlı kitapta da şirketin sadelik anlayışı ve Kamprad’ın hayat hikayesi anlatılıyor. 27 Ocak 2018 yılında 91 yaşındayken vefat etti. 91 yaşına kadar çalışma tutkusu hiçbir zaman azalmadı ve 91 yaşına kadar sürekli olarak işinin başında oldu.

 Ve son olarak Ingvar Kamprad’In hepimizi ilgilendiren birkaç tavsiyesine bakalım:

“Eksiklerinizi tamamlayın. Her şeyi bildiğini düşünen insanlar felakettir. Benim bir çok eksiğim vardı ama becerikli çalışanlarımla açığımı kapattım.”

 “8 saat mesaiyi unutun. Gerçek girişimcinin zaman çizelgesi yoktur.”

“Liderlik motive etmektir ve ilk sizden görmeleri iyi bir örnektir. Eleştirmeyi unutmayın fakat olumlu olanlarla başlayın.”

“Hata yapma korkusuna direnmek zaman zaman tuzağa düştüğüm bir konu. Her şeye rağmen başarısızlıklarınız olabilir, öğrenmeye bakın.”

PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here