İş Dünyasına Yeni Girecekler İçin Plaza Dili


Taze mezunlar, bu sene mezun olacaklar, aday adayı 3. sınıflar veee koca koca plazalarda staj yapmak isteyen körpe stajyerler bu yazı size ve başlayacağınız yeni yolculuğa ışık tutacak.

Hazırsanız plaza dilini öğrenmeye başlıyoruz.

Öncelikle bu plaza dili neyin nesidir, nereden gelir bunu bir irdeleyelim. Çevremizde global firmaların yer aldığı büyük şirketlerde çalışan tanıdıklarımız var ise arkadaşlarıyla muhabbetleri esnasında kolaylıkla duyacağımız kelimelerden oluşuyor. Ya da sosyal medya ve özellikle instagram üzerinden ‘‘#freefriday’’ etiketi ile geleneksel Cuma günleri fotoğraflarıyla boğulabilirsiniz.

İşte bu ve buna benzer birçok kelimeyi sizler için derledik. Bakalım havalı havalı kullandıkları o kelimelerin anlamı nelermiş.

1.Brainstorm Yapmak:

Brainstorm kelime anlamıyla beyin fırtınası olarak çevrilmiştir. Plaza dili olarak özellikle son yıllarda popülerliğini arttırmaktadır. Bir yerde bir anda hadi biraz brainstorm! Diye bir cümle duyarsanız şaşırmayın.

Özellikle toplantılar öncesi veya önemli karar vermeden önce grup olarak karar verme sürecini etkileyen bir konuşma olabilir. Bazı şirketler ise özellikle pazarlama departmanlarında brainstorming yaparak hem yeni çalışmaya başlayan ekip üyelerinin aktifliğini arttırmaya çalışırlar hem de hedeflere ulaşmada bu yöntemle hataları en aza indirgerler.

2.Toplantı Set Etmek:

Evet evet yanlış anlamadınız toplantı düzenleyelim demek ama toplantı düzenleyelim dediğimizde hiç havalı olmadı değil mi? Plaza dilinin azizliği bu olsa gerek.

Bir anda yöneticiniz gelip hadi toplantı set edelim dediğinde içinizden neler geçirirsiniz bilemeyiz ama bildiğimiz toplantı canım. Hadi uzatmadan kalkın yoksa geç kalacaksınız.

3. Olaya Focuslanmak:

Kendinizi şirkette çalışmaya başlayan yeni eleman olarak hayal edin. Ve yöneticinizin bir anda gelip ….. hanım/ bey bu işe focuslanalım hadi dediğini varsayın. İşe başlayalı daha günler olmuş, üstelik çalışma hayatına ilk defa giriyorsunuz bu nedir diye korkmayın. Olaya odaklanın ve gerisini düşünmeyin.

4. High Level Sinerji Yaratmak:

Türkçe kullanımına önem veren bir çalışma arkadaşınız hemen düzeltecek ve bence de yüksek bir sinerji yaratmalıyız diyecektir.

5. Success Story Yapmak:

Özellikle satış, pazarlama markalama ile ilgili olan bölüm veya departmanlarda yeni geliştirilen fikir, ürün veya reklam için kullanılan cümlelerdendir.Başarılı bir performans için kullanılır.

6. Deadline:

Kiminin korkulu rüyası, kiminin karın ağrısı sebebi deadline.

Bir proje için son teslim tarihi olarak kullanılmaktadır ve gerçekten korkutur.

7. Teyitleşmek:

Bu konuyu bir görüşelim, görüşlerimizi doğrulayalım demek varken plazada çalışan büyüklerimiz bunun yerine bu konuyu bir teyitleyelim diyorlarmış. Birde bu konuda mutabık mıyız diye duyarsanız şaşırmayın. Özellikle muhasebe departmanları veyahut denetim şirketlerinde oldukça çok kullanılır.

8.Down Olmak:

Morali bozulmuş o kadar da abartılacak bir durum değil ama demek plazada çalışınca morali bozulanların bile ayrı bir havası oluyor.

9. Brieflemek:

Belli bir konu ya da proje ile ilgili yazılı olarak bilgilendirmek amacıyla kullanılır.

10. Check Etmek:

Kontrol etmek. Ama kabul check etmek dediğinizde kulağa hitap ediyor.

Size bir mail gönderdim, check eder misiniz?

11. Scorecard:

Belli bir grubun, ekibin veya kişinin hedeflerinin ne kadarının başarıldığını gösteren kart yada tablo sistemidir.

12. Aksiyon Almak:

Hadi bundan önce kullandıklarımız tamamen İngilizce idi ama aksiyonu biz Türkçede farklı anlamlarda kullanıyoruz diye düşüncelere dalmayın.

Olayın gidişatıyla ilgili harekete geçmek, yapılacak hedefler belirlemek için kullanılıyor.

13. Push Etmek:

Uyarmak, rahatsız etmek anlamında kullanıldığı gibi zorlamak ve yakın takip etmek anlamında da kullanılıyor.

14. Canlıya Almak:

Sistemi, durumu çalışır duruma getirmek başlatmak olarak kullanıyor. Özelliklede interaktif kullanılan data ve sistemler üzerinde yoğun olarak kullanılan bir kelime olarak karşımıza çıkıyor.

15. Free Friday / Happy Friday / Happy Hour:

Bütün çalışanların iple çektiği, özlem duyduğu aktivite ve gün. Casual çalışanlar için Cuma günleri serbest kıyafetle işe gidebileceklerine işaret olarak free friday, cumartesi ve pazarın tatil olması sebebiyle happy friday, biraz eğlencenin yapıldığı içerisinde dedikoduların yapıldığı, yemeklerin yendiği zamanlara ise happy hour denmektedir.

Plaza diline başlayacak olanlara, başlamadan merak edenlere ve sık sık kullananlara yönelik hazırladığımız bu içerikte sizlere plazanın gri rengini biraz daha neşelendirmek istedik. Sürekli mailleşen ve İngilizcenin hakim olduğu plazada elbette günden güne kelimelerinde kullanımında etkilenmeler meydana gelmiştir. Bu da ortaya ürkütücü ama bir o kadar da cool yeni bir dil çıkartmış.

Plaza hayatının büyüleyici etkisine kapılmanız ve keyif almanız dileğiyle. Aman kimseleri push etmeyiniz.

4 YORUMLAR

  1. Güzelim Türkçemiz dururken böyle yarı İngilizce yarı Türkçe kelimelerle konuşmaya çalışmak olsa olsa taklitçiliktir ve konuşana bir saygınlık kazandırmak şöyle dursun, bu kişinin bir dili doğru dürüst konuşamadığını gösterir. Yeri geldiğinde biliyorsak adamakıllı İngilizce konuşmalıyız ama bilmiyorsak özentiye kaçmamıza da gerek yok.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here