Kripto Paraların Vergilendirilmesi

Noah Harari’nin ‘Hayvanlardan Tanrılara Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi’ adlı kitabına göre, insan paranın kokusunu ilk kez 1519 yılında almıştır. İspanyollar, Azteklileri işgal ettiği sırada, Azteklilerin sarı renkli bir madene özel ilgi gösterdiklerini görerek şaşırmışlardı: ‘ yenip içilemeyen, dikilemeyen, alet ve silah yapımında kullanılamayacak kadar yumuşak olan bu sarı madene neden bu kadar önem verilmekteydi?’ İnsanların parayı koklaması böyle başladı ve sıklıkla evrimler geçirdi. Takas yöntemi varken para yerine balina dişi, ipek, tuz, arpa, buğday gibi mallar kullanılıyordu. Sonrasında Lidyalılarla beraber metal para kullanılmaya başlandı. Metal para sistemi içerisinde de birçok kez evrim geçiren para , tek metal sistemi , çift metal sistemi , altın sikke sistemi , altın külçe sistemi gibi sistemlere evrilmiştir. Bundan sonraki adımları da banknot ve kağıt para ve günümüzde kullandığımız itibari para olarak adlandırabiliriz. Bunlara ek olarak son yıllarda çok yaygınlaşan, paraya alternatif yaratabileceği söylenen bir evrimimiz daha var : Kripto paralar.

Kripto paralar, arkasında blockchain teknolojisini barındıran ve gelişmiş matematik kullanılarak ortaya çıkmış, tamamen dijital ve şifrelenmiş sanal bir para birimidir. Bu para birimlerinin en önemli özelliklerinden biri kullanıcılara hızlı, düşük maliyetli ve güvenli para transferi sağlamasıdır. Otonom ve anonim olması da oldukça önemli bir detay olan kripto para birimlerinde, geleneksel bankacılık sisteminin aksine, merkezi bir otorite üzerinde değil, dağıtık bir sistem üzerinde durulmuştur. Herhangi bir merkezi otoriteye bağlı olmayan kripto para birimleri, para transferlerinde banka gibi üçüncü şahısların da ortadan kaldırılmasını sağlar.

İlk kripto para birimi olan Bitcoin, Satoshi Nakamoto adlı kişi veya topluluk tarafından yayınlanan ‘Bitcoin: Bir Eşler Arası Elektronik Nakit Sistemi’ adlı bir makale ile 2008 yılında duyurulmuştur. Kimliği bilinmeyen bu kişi veya topluluk, yayınladığı makalede iki tarafın, üçüncü bir güvenilir aracıya (bankalara) ihtiyaç duymadan doğrudan birbirleri ile işlem yapabildiği bir elektronik ödeme sisteminden bahsetmiştir. Bunun sebebinin üçüncü aracıların almış olduğu maliyetler ve ödeme kısmında yaşanan belirsizlikler olduğunu belirten Satoshi Nakomoto, aynı zamanda başka bir yazısında da, merkez bankalarının karşılıksız para basması sonucu oluşan enflasyonist etkiler nedeniyle böyle bir sanal para birimine ihtiyaç duyulduğundan bahsetmiştir.

KRİPTO PARANIN ÖNEMİ

Kripto paraların ilki olan Bitcoin’in en önemli özelliklerinden biri , miktarları belli olduğundan, enflasyon veya deflasyon riski taşımamasıdır. Merkez bankalarının karşılıksız para basması ve hükümetlerin aldığı yanlış kararlar sonunda oluşan mali istikrarsızlıklar ve krizler, halkın hükümetlere ve merkez bankalarına olan güvenini büyük bir ölçüde sarsmıştır. Bu güven sarsıntısı sonucu olarak, büyük sıfırlama (great reset ) için de uygun olabileceği konuşulan kripto paralara yöneliş büyük bir artış göstermiştir ve bu büyük kullanım artışı da hükümetlerin dikkatini çekmeye başlamıştır. Aynı zamanda kripto paraların arkasında yatan blockchain teknolojisinden de bahsetmemiz gerekiyor. Bu teknolojinin giderek her sektörde kullanımının arttığını ve gelecekte neredeyse her yerde karşımıza çıkacak bir yenilik olduğunu söylemek mümkün.

Bitcoin’in arkasındaki sistem olarak bilinen blok zinciri sistemi, aslında pek çok sektörde kullanılan bir sistemdir. Bitcoin ile daha da ünlü olan blok zinciri sistemi, 2017 yılından itibaren bankacılık, sağlık, perakende sektöründe kullanılmaya başlanmıştır ve diğer sektörlere göre, turizm en fazla kullanıldığı sektör olmuştur. Blockchain, sürekli büyüyen işlem kayıtlarının listesini, çalınma veya değiştirilme gibi tehlikelerden koruyarak tutan dağıtık veri tabanı olarak tanımlanmaktadır. Bireysel işlemlerin yığınlarını tutan bloklardan oluşur. Her blok bir zaman damgası ve bir önceki bloğa bir bağlantı içerir (Nakamoto, 2008). Aslında , çoğu insanı heyecanlandıran durum, kripto paralar değil, blok zinciri teknolojisidir. Bitcoin ve Nakamoto, makalesiyle beraber buna öncü olmuştur diyebiliriz.

VERGİ VE DÜZENLEME NEDEN GELECEK ?

Konumuza dönecek olursak, yukarıda da bahsettiğim gibi insanların son dönemde , hele ki pandemi döneminde, kripto para piyasalarına ilgisinde büyük bir artış yaşandı. Tabiki bu ilgi ve süregelen varlığı hükümetlerin gözünden kaçmadı . Ayrıca kripto paraların anonim özelliği sayesinde, bazı illegal işler daha kolay yapılmaya başlandı. Para aklama , uyuşturucu ticareti , terör örgütlerine para aktarma gibi işlemler kripto paralar üzerinden yapılmaya başlandı. Bu gibi illegal işleri önlemek için hükümetler, kripto paraları düzenlemenin yollarına bakmaya başladı. Ayrıca kripto para borsası, yasal bir düzeneğe bağlı olmadığından, ani fiyat değişimlerine ve spekülatif hareketlere çok müsait bir yapı durumunda. Çok büyük şirketlerin muhasebelerinde kripto paralara yer vermesi ve yasal bir düzenek olmadığından, Elon Musk gibi kişilerin kripto para işareti bile koyması piyasada çok büyük dalgalanmalara yol açmaktadır. Bu gibi hareketleri önlemek ve aynı zamanda hükümetler kendilerine yeni gelir kapısı oluşturmak için kripto paraları vergilendirmeye ve düzenleme çalışmalarına başladı.

TÜRKİYE’DE VERGİ VE DÜZENLEME VAR MI ?

Türkiye’de kripto paralar henüz yasal bir çerçeve içinde değildir ve Türkiye, kripto para birimlerini riskli yatırım aracı olarak değerlendirmiştir. Fakat geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan , kripto paralarla ilgili vergi çalışmalarının yürütüldüğünü belirtmiştir. Aynı zamanda Maliye Bakanlığı 2017’de yaptığı bir açıklamada, kripto paraların sınıflandırılması ve vergilendirilmesi için üç seçenek üzerinde durulduğunu söylemiştir. Bunlar:

  • emtia
  • menkul kıymet
  • para

EMTİA

Kripto paraları sınıflandırmak için en uygun tür olan ve çoğu ülkenin kripto paraları bu sınıfta değerlendirdiği emtialar, alınıp satılabilen, ticarete elverişli tüm ürünleri kapsayan bir türdür. Emtialara altın , gümüş gibi kalemler örnek gösterilebilir.

Eğer kripto paralar bir emtia olarak kabul edilirse, iki türlü vergilendirme olacaktır. İlki, eğer kişi bir kez kripto para üzerinden alım satım yapmış ve gelir elde etmiş veya değer artışı yaşamışsa, bu kazanç arızi kazanç olarak değerlendirilip vergilendirilecektir. Bu kazanç 2021 itibariyle, 43.000 TL’yi geçerse vergilendirilmeye tabii tutulacaktır. Diğer bir seçenek ise, alım satım işlemlerinin sürekli yapılması ( Bir takvim yılında birden fazla tekrarlanması )  seçeneğidir. Bu durumda ticari kazanç söz konusu olacaktır ve gelir vergisine tabii tutulacaktır. Ayrıca, kripto paralar emtia olarak değerlendirilirse, KDV alımı da söz konusu olacaktır.

MENKUL KIYMET

Sermaye Piyasası mevzuatına göre , menkul kıymetler : ‘ ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan , ibareleri aynı olan ve şartları kurulca belirlenen kıymetli evrak” olarak tanımlanmıştır.

Ancak Sermaye Piyasası Kurulu, dayalı olduğu bir ürün olmaması sebebiyle, kripto paraların menkul kıymet olamayacağını açıklamıştır. Bu nedenle kripto paraları menkul kıymet olarak değerlendirmek mümkün değildir. Ancak bir varlığa dayalı fon içeren kripto paraların payları ile birlikte menkul kıymetler oluşturulabilir.

Kripto para birimi menkul kıymet olarak kabul edilirse, değer artış kazancı üzerinden vergilendirilecektir. Ayrıca burada KDV de söz konusu değildir.

PARA

Para, mal ve hizmet değişiminde kullanılan ve insanların genel olarak günlük yaşamlarında kabul ettikleri bir ödeme aracıdır. Paranın 3 tane fonksiyonu vardır. Bunlar :

  • Değer Ölçüsü Olması
  • Değer Saklama Aracı Olması
  • Mübadele Aracı Olması

Kripto para tarafından bakacak olursak, kripto paraların oynaklığı yüzünden, mübadele aracı ve değer ölçüsü olması fonksiyonlarını karşılaması mümkün görünmüyor. Değer saklama aracı olarak bakarsak da, bu fonksiyonu yerine getirmesi için uzun süre saklanabilmesi ve değerini kaybetmemesi gerekiyor.

Ayrıca Merkez Bankası’na göre bir şeyin para olarak değerlendirilmesi için, o şeyin bir devlet veya Merkez Bankası tarafından basılması gerekiyor. Yukarıdaki şartlara baktığımızda, kripto paraların para olarak değerlendirilmesi pek mümkün gözükmüyor. Fakat şunu da söylemek gerekir ki, Dünya üzerindeki çoğu para birimi zaten yukarıdaki fonksiyonların hepsini karşılayamıyor.

Kripto paralar para olarak değerlendirilirse, tıpkı yabancı para, yani döviz gibi, değerlendirilecektir. Bu durumda da herhangi bir vergilendirme söz konusu olmayacaktır.

DİĞER ÜLKELERDEKİ VERGİLENDİRME VE DÜZENLEMELER  

Amerika Birleşik Devletleri

Amerika’da kripto paralara olumlu bir yaklaşım vardır. Eyalet bazında bakınca, bazı eyaletler daha gevşek düzenlemeler getirerek halkı kripto para kullanmaya teşvik etmeye ve ekonomiyi canlı tutmaya çalışmaktadır. Örneğin; Arizona eyaleti, vergi ödemesini kripto para ile almaya başlan ilk eyalettir. Ülke genelinde doğru bir tanımlama yapabilmek için şu ana kadar resmi bir tanım yapılmamıştır. Fakat Amerika, 2022 bütçe tekliflerine kripto para birimleri üzerinden vergilendirmenin dahil edileceğini duyurdu. Yatırımcıları endişelendiren bu açıklamanın ardından gizli coin olarak da bilinen alt coinlere büyük bir ilgi gösterildi. Buradan anladığımız, gelebilecek fahiş vergilerin yatırımcıları vergi ödemekten daha da uzaklaştıracağıdır.

Arjantin

Arjantin de kripto paralara yüksek ilgi gösteren bir diğer ülke. Arjantin’in ağır ekonomik krizler yaşaması ve hiperenflasyona maruz kalması sebebiyle gün geçtikçe kripto paralara olan ilgi daha da yükseliyor. Arjantin’in Cordoba eyaletinde getirilen vergi oranları ise kripto para sahiplerini hiç memnun etmedi. Düzenlemeye göre, dijital para birimi kullanan her işlem için brüt gelire %4 ile %6.5 arasında bir oran dayatıyor. Bu durum da kullanıcıları çekmekten ziyade, uzaklaştırmaya yarıyor.

Rusya

Rusya’da henüz kripto paralarla ilgili bir düzenleme bulunmamakta. Fakat yapılan açıklamalara göre , Rusya, kripto paralardan elde edilen kazançlar üzerinden vergi almayı planlıyor. Yapılan tasarıya göre, yıllık olarak 8100€ karı geçmeleri durumunda kullanıcılar kripto para alım satımlarını bildirmek durumunda kalacak. Bildirmeyenlere ise ceza uygulanması planlanıyor. Rusya başsavcısı Krasnov’un açıklamalarına göre, kripto paraların yolsuzluk, rüşvet ve para aklama alanında kullanımı giderek artmakta ve yine açıklamasına göre, Rusya, kısıtlayıcı önlemler ile sanal varlıklara el koyabileceğini ileri sürüyor. Buna ek olarak Rusya’da şöyle bir ilginçlik de bulunuyor; kripto paralar yasal olarak kabul edilse de ürün ve hizmet olarak kullanımları yasak.

Çin

Çin, kripto paralara karşı diğer ülkelere göre çok daha katı bir tutum sergiliyor. Kripto parayla finans ve ödeme işlemlerini ve borsalarını yasaklayan Çin, spekülatif hareketler konusunda da kripto para kullanıcılarını şiddetli bir biçimde uyarıyor ve bu spekülatif hareketlerin insanların mülk güvenliğini ciddi bir şekilde ihlal ettiğini belirtiyor. Çin’in bu açıklamalarından sonra ciddi bir düşüş geçiren kripto paraların madenciliği de Çin’de yasaklanmış durumda. Bunlara ek olarak, Çin’de kripto parayla kara para aklandığı iddiasıyla 1000’i aşkın kişi tutuklandı.

Sonuç olarak , hükümetler kripto paralarla ilgili düzenlemelerle ilgili doğru tanımlamalar yapabilmek için süreci ağırdan alıyor. Buradaki temel konu, insanların düzenlemeleri kabul etmesidir. Çünkü kripto paraların sağladığı anonimlik sayesinde insanlar kripto paralara başka ülkelerde yatırım yapmaya devam edebilir. Ülkeler böyle kaçışları önlemek için caydırıcı fahiş vergilendirmeler ve düzenlemeler yerine, cazip vergi oranları ve kripto para kullanmaya teşvik çalışmaları yaparsa çok daha faydalı olacaktır. Bazı ülkelerin yaptığı gibi, kripto paraları yasaklamak kesinlikle bir seçenek değildir. Bu konuda çevresel ve altyapısal bazı tereddütler yaşansa da, hükümetler bu kadar yaygın bir kullanıma sahip olan kripto paraları yasaklama yoluna gitmemeli ve en kısa zamanda düzenlemelerini duyurmalıdır. Aksi takdirde spekülatif hareketler daha da artacaktır. Fakat düzenlemelerle ilgili şunu da söylememiz gerekiyor ki ; kripto paraların vaat ettiği belki de en önemli durum, insanların özgür ve denetimsiz bir biçimde alışverişlerini yapmalarını sağlamasıdır. Düzenlemelerle beraber, kripto paranın arkasında yatan felsefeyle bir çelişki de ortaya çıkacaktır. Buna rağmen şu kesindir ki ; ‘Dünya’da ölüm ve vergiler dışında , hiçbir şey kesin değildir.’

PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here