Mc Donald’s Felsefesi; Hızlı ve Sıcak!

1940 yılında kurulan Mc Donalds 2019 yılı faaliyet raporuna göre 119 ülkede ve 38.695 şubeye ulaşmış durumda. Bu rakamlar Mc Donalds’ı Subway’den sonra dünyanın en büyük ikinci fast food restoran zinciri haline getiriyor. Peki her gün milyonlarca müşteriye hizmet veren Mc Donalds’ın sırrı ne?

Geçen yaz Amerika’da Mc Donalds’ın 2 farklı şubesinde çalıştım ve buralarda yaptığım gözlemler bana bu restoran zincirinin yiyecek ve içeklerinin lezzetlerinin haricinde özellikle 2 şeye dikkat ettiklerini gösterdi. Hız ve Sıcaklık! Yiyeceklerin hızlı sunulması gün içinde binlerce müşteriye hizmet verilmesini, sıcak bir şekilde sunulması ise hizmet verilen müşterilerin memnuniyetlerini arttırmayı sağlıyor. Peki yaklaşık 50 m2 mutfağı olan bu restoranlar nasıl bu kadar hızlı olabiliyor?

Öncelikle bu restoran zincirinin teknolojik altyapısı çok güçlü. Restoranın içinde birçok ekran, kamera ve sensör sistemleri bulunmakta. Örneğin restoranın içine giren bir müşteri siparişi vermeye başladığında siparişler farklı ekranlara ayrışarak düşmeye başlar. Eti pişiren kişinin ekranına pişirmesi gereken et türü, hamburgeri hazırlayan kişilerin ekranına hazırlaması gereken hamburgerler, içeceği hazırlayan kişinin ekranına ise sipariş edilen içecek düşer. Müşteri siparişi verirken yiyecek ve içecekler hazırlanmaya çoktan başlamış olur. Aynı zamanda ‘Drive Thru’ dediğimiz olayda ise müşteriler restoran çevresinde oluşturulmuş hat sayesinde araçlarından hiç inmeden sipariş verip bir iki dakika içerisinde siparişlerini alabiliyorlar. Bu sistemde ilk önce gelen araçlar kameralar sayesinde görülüyor ve kasiyer mikrofon aracılığıyla siparişleri alıyor, araç biraz daha ilerlediğinde diğer bir kasiyer tarafından siparişlerin ücreti tahsil ediliyor ve araç biraz daha ilerlediğinde yiyeceğini almış oluyor. Tabi siparişi hazırlayan arkadaşlar sensörler sayesinde aracın nerede olduklarını görebiliyor ve ona göre hazırlayabiliyorlar.

Hızlı olmalarını sağlayan diğer şeylerden bahsedecek olursak; birçok ürün donmuş ve pişirilmeye, kızartılmaya hazır bir şekilde depolardan geliyor. Ürünler restoran depolarında sınıflandırılarak raflara yerleştiriliyor. Bu sınıflandırma ürünlerin kolay ve hızlı bir şekilde bulunabilmesini sağlıyor. Oluşturdukları üretim hattı ile ise kendi ihtiyaçları doğrultusunda ürettirdikleri birçok endüstriyel makine ve ekipmanla bir fabrika gibi ürünlerin bir yerden girip çeşitli aşamalardan geçerek paketlenip servis edilmesini sağlıyor. Ayrıca çalışanlara restorandaki bütün işler öğretiliyor yani bir çalışan kasiyerlik yapabiliyor, etleri pişirebiliyor, hamburger yapabiliyor, içecekleri hazırlayabiliyor kısacası bütün işlerden anlıyor. Bu da yoğunluk durumunda veya kriz anında bir kişinin birçok işi yapabilmesi ve siparişleri en kısa sürede hazırlayabilmelerini sağlıyor.

Sıcak sunuma gelecek olursak bir hamburgerin hazırlanışından bahsetmemiz gerekir. İlk olarak hamburger ekmekleri ekmek kızartma makinelerinde kızartılır. Aynı zamanda pişirilen etler ısıtmalı ve dakika ayarlı raflara konur, hamburgerin içine koyulana kadar sıcak kalması sağlanır. Hamburger ekmeği alındı içine malzemeleri ve etleri koyuldu bu hamburgeri hazırladığımız masa da ayrıca ısıtmalı yani hamburger hazırlanırken dahi sıcak kalması sağlanıyor. Hamburger hazırlandı, kağıda sarıldı ve paketlenmeyi bekliyor burada da farklı ısıtıcılı bir masa üzerinde bekliyor. Çalışırken dikkatimi çeken şey ise bir hamburger fazladan yapılmıştı ve ısıtmalı tezgahta 20 dakika kadar bekledi bunu gören müdürümüz hamburgeri direkt çöpe atmıştı. Bir başka şey ise fırından elmalı turtalar çıkarıldı ve kutulara konuldu turtalar için 4 saat raf ömrü belirlenmiş. Bu turtalar da aynı zamanda ısıtmalı raflara konuluyor ve 4 saati geçtikten sonra müdür turtaların sıcak ve hala taze olmasına rağmen hepsini çöpe atıyordu. Açlık ve yoksulluğun bu kadar fazla olduğu bir dünyada bunları görmek ve müdüre müdahale edememek hiç hoşumuza gitmese de bunlar Mc Donalds’ın günün her vaktinde belirli bir standartta ve belirli bir kalitede ürünler ortaya koymasını sağlıyor.

Sonuç olarak Mc Donalds, restoranlarında birçok makine ve teknolojik ekipmanla Endüstri 4.0’e uygun akıllı fabrika sistemlerini uyguluyor. Koyduğu standartlar ile de bir fabrika gibi üretim yapmasının yanı sıra belirli bir kalitedeki yiyecek ve içecekleri müşterilerine sunuyor. Bunlar da Mc Donalds’ı bir dünya devi haline getiriyor.

PAYLAŞ
Mehmet Yaşar
İstanbul Üniversitesi İng. İşletme 2. sınıf öğrencisiyim. Yazdığım yazılarla kariyer ve kişisel gelişimime katkıda bulunmayı amaçlıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here