Mc Donald’s Tarihçesi, Hikayesi

Dünyaca ünlü ilk fast-food zincirinin kurucuları Richard McDonald ve Maurice McDonald’ın hayatını, ilham verici başarı hikayesini öğrenmeye hazır mısınız?

Richard James McDonald (16 Şubat 1909-14 Temmuz 1998) ve Maurice James McDonald (26 Kasım 1902-11 Aralık 1971) New Hampshire’da doğmuşlardır. McDonald kardeşler, babaları Patrick McDonald’ın sayesinde 1930’ların sonlarına doğru restoran endüstrisine geçtiler. Patrick McDonald 1937’de sosisli sandviç satan “The Airdome” yiyecek standını açmıştı. İki oğlu bu standı 1940’ta San Bernardino’ya taşımış ve barbekü restoranını açarak işi genişletmişlerdi. Hatta bu restoran ‘McDonald’s’ın Hamburgerleri’ levhasını taşıyordu.

Gelecekte dünyanın en büyük fast-food restoran şirketini kuracaklarını kim bilebilirdi ki?

II.Dünya Savaşı bittiğinde insanların yemek bekleme sürelerini kısaltmak amacıyla yeni bir sistemi Mcdonald’s ile başlattılar.

Günde 69 milyon kişiye hizmet eden dünyanın en büyük ve efsanevi fast-food restoran zinciri Mcdonald’s 15 Mayıs 1940 yılında ABD’nin Kaliforniya eyaletinde Richard ve Maurice kardeşler tarafından kurulmuştur. Mcdonald’s ismini kurucularının soy ismi olan McDonald’tan almıştır. Logosu ise patatesten yapılmış “altın kemer” olarak adlandırılan bir M harfinden oluşmaktadır.

Başta amacı yoksul insanlara düşük fiyattan yiyecek sunmak olan lokanta şimdilerde bir fast-food devine dönüşmüştür.İlk açıldığında birkaç seçenekten oluşan menüye sahip olmasına karşın yiyecekler diğer restoranlara göre çok daha kısa sürede hazırlanıyor ve uygun fiyata satılıyordu.Uyguladıkları ‘speedy service system’ denilen hizmet sistemiyle  dünyanın en hızlı ve büyük servis restoranı zincirinin oluşup gelişmesinde etkili olmuşlardır. Az sayıda eleman ve verimli çalışmanın ürünü leziz yiyecekler ile Mcdonald’s müşterilerin sıklıkla uğradığı bir yer haline dönüştü.

Hamburger, patates kızartması, kola, milkshake satarak menüsünü kısıtlı tutan Mcdonald’s, kağıt bardaklar ve peçetelerle servis yaparak hamburgerin fiyatını yarı yarıya düşürmüştür. Self-servis ve paket servise geçmeleri çoğu insanın burayı tercih etmesinde etkin rol oynamıştır.

Mcdonald’s’ın kalitesini, işleri iyi giden, hızlı ve üretkenliği yüksek bir sisteminin olduğunu gören Ray Kroc gördüklerinden çok etkilenir. Yeni bayilik sistemi ile yeni şubeler açılmasını önerir. McDonald kardeşler, Mcdonald’s’ın standartlarını ve sistemini geliştirmeye yönelik her adımı atması için Ray Kroc ile anlaşırlar. Ray Kroc’un yerel bir fast-food zinciri olan Mcdonald’s’ı ülke çapında işletmek gibi planları vardı. Kroc, Mcdonald’s şirketini kurmuş ve ilk şubesini Donald kardeşlerin brüt satışların yüzde ellisini teslim almasıyla açmıştır.

İlk Mcdonald’s şubesini 15 Nisan 1955’te açmalarına karşın 1961 yılında tam 228 Mcdonalds şubesi vardı.1961’de kardeşler Mcdonald’s’ın işleyiş ve sisteminden çok memnundu ve Kroc’un savunduğu yayılma politikasına pek sıcak bakmıyorlardı.

İkilide istediği gücü göremeyen Kroc, Mcdonald’s’ı kardeşlerden 2,7 milyon dolara (günümüzde yaklaşık 21 milyon dolar) satın aldı. Kroc açtığı şubelerden oluşan Mcdonald’s ile aynı isme sahip restoran zinciri kurdu. Donald kardeşler hiçbir şey yapamadılar çünkü Ray Kroc şubelerden ve emlak gelirlerinden kardeşlerden kat kat zengin oldu. Kroc yeni açtığı her restoran için Donald kardeşlere isim hakkı ödeme sözü vermişti ama bunlar yazılı hale getirilmedi. McDonald kardeşler ilerleyen zamanlarda isim hakkını hile ile yitirdi.

Satın almadan sonra Kroc ilerleme planını ortaya koydu ve şirket şimdi dünya genelinde 118 ülkede 35.000’e yakın dükkanda hizmet veriyor. Kroc, McDonald kardeşlerin ellerinden her şeyi almış, tek bir restoranı dünya çapında bir fast-food zincirine dönüştürmüştür.

Her gün dünyada ortalama 69 milyon insan Mcdonald’s restoranlarını ziyaret ediyor. Mcdonald’s yaklaşık 1,8 milyon bireye iş veriyor ve yılda 5 milyar doların üzerinde kâr sağlıyor.

Hamburgerin gelecekte de çok iş yapacağını öngören Ray Kroc 14 Ocak 1984’de hayatını kaybetmiştir. Mcdonald’s ise yeni şubeleriyle büyüyerek yoluna devam etmiştir. Şu an sadece Türkiye’de 260 şubesi mevcuttur.

Mcdonald’s’ın etkileyici hikayesi 2016 yılında beyaz perdeye aktarılmıştır. John Lee Hancock’un yönettiği ve Michael Keanton’un başrolde oynadığı ‘The Founder’ adlı film Ray Kroc’un bütün zorluklara karşı pes etmemesi ve zengin olma hayallerini ele almaktadır. Filmde asıl anlatılmak istenen ise muhteşem bir fikre sahip olan McDonald kardeşlerin endişelerinden gelişememesi, onları geliştirip büyüten ve dünyada tanınmalarını sağlayan Ray Kroc’a da engel olmalarıdır. Ray Kroc gösterdiği çokça emeği karşılayarak kardeşleri şirketi satmaya mecbur etmektedir. Mcdonald’s’ı Mcdonald’s yapan şey zaten Ray Kroc’un ticari hırsı ve uğraşlarıdır. Pes etmemenin getirmiş olduğu başarı filmde gözler önüne seriliyor. Filmin asıl konusunu nokta atışı vurgulayan replik ise tartışmasız; “Dünya yetenekli ama başarısız adamlarla dolu” sözüdür. Bize Ray Kroc’un isabetli görüşünü göstermektedir. “The Founder” girişimcilik ve iş dünyası konusunda başarılı ilham alabileceğiniz mükemmel bir biyografi filmidir. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Özetle McDonald kardeşler yenilikçi konseptleri ve etkileyici iş fikirleriyle efsanevi fast-food restoran zinciriyle küresel bir girişimin temelini oluşturmuşlardır. Fikir olarak Mcdonald’s’ı kardeşler geliştirmiş Ray Kroc ise bu girişimi bayiler ile çoğaltıp büyütmüştür. Yazımı ‘The Founder’ filminden motive edici bir kesitle bitirmek istiyorum; “Dünyada azmin yerini hiçbir şey tutamaz. Yetenek tutamaz. Yetenekli ama başarısız birçok insan vardır. Zeka da tutamaz. Farkına varılmayan zeka yalnızca bir klişeden ibarettir. Eğitim de tutmaz. Dünya, eğitim görmüş aptallarla doludur. Azmin ve kararlılığın gücü ise sınırsızdır.”

PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here