Motor Sporları Nedir? Motor Sporlarının Tarihi


Motor sporları kısaca, motorlu taşıtların sportif mücadelesi; başka bir deyişle, motorlu taşıtların mücadele ettiği spor dalı olarak tanımlanabilir.

Murat BOSTANCI, Onur VATANSEVER
Valentino ROSSI

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı Turkeu-GT-Nations-3.jpg
FIA GT Uluslar Kupası – Türkiye

Adından da anlaşılacağı üzere bir “spor dalı” olan motor sporları, ülkemizde çoğunlukta olan kanının aksine, eğlence için kendisinin ve başkalarının yaşamlarını riske atarak trafik terörüne neden olan canına susamış manyaklar tarafından başına buyruk bir şekilde ve trafiğe açık alanda yapılan bir iş değil; tıpkı diğer spor dallarında olduğu gibi en başta uluslararası bir federasyon (FIA – Uluslararası Otomobil Federasyonu, FIM – Uluslararası Motosiklet Federasyonu) ve ona doğrudan bağlı olan ulusal federasyonlar tarafından belirlenen kurallar ve teknik yönetmelikler çerçevesinde yine bu federasyonlar tarafından belirlenen lisanslı pistler ya da oluşturulan parkurlarda tüm güvenlik önlemleri alınarak düzenlenen spor organizasyonlarıdır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı toprak-razgatliogludan-muthis-zafer-6.jpg
Toprak RAZGATLIOĞLU

Motor sporları kendi içinde “motosiklet ve otomobil” olmak üzere iki ana dala ayrılmakta ve bu dallar da kendi içlerinde ayrı branşlara ve sınıflara ayrılmaktadır. Ülkemizde motor sporları organizasyonlarını düzenleyen, denetleyen ve işleyişini sağlayan en yetkili iki kurum, motosiklet yarışlarını organize eden Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) ve otomobil yarışlarını organize eden Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED)’ dur.

Motor Sporları Ne İşe Yarar? / Motor Sporları Neden var?

Başlangıç tarihi diğer spor dallarınınkine kıyasla çok daha yakın geçmişe dayanan motor sporları, 18. yüzyılın ikinci yarısından sonra gerçekleşen sanayi devrimi sayesinde motorlu taşıtların üretilmeye başlamasıyla birlikte, 19. yüzyılın sonlarına dayanmaktadır.


İlk başta, günümüzde tasvip edilmeyen şekliyle, “benim arabam seninkini geçer”, “ben senden daha hızlıyım” şeklindeki amatörce düşünceler doğrultusunda eğlence amaçlı olarak 1894 yılında Fransa’ da Paris ile Rouen arasında düzenlenen 50 km’ lik otomobil yarışı ile birlikte ilk motor sporları organizasyonu gerçekleştirilmiş ve yıllar içinde gelişip tüm dünyaya yayılmıştır.

19. yüzyılın sonlarında ilkleri gerçekleştirilip 20. yüzyılın başlarında otomotiv firmalarının, takımların ve pilotların birbirine karşı saf bir üstünlük mücadelesiyle başlayan motor sporları, 2. Dünya Savaşı’ ndan sonra, başta ilk yıllarında Avrupa GP yarışları olarak bilinen ve 1950 yılında ilk kez resmi adıyla düzenlenen “Formula” 1 olmak üzere her branş için genel kurallar üzerinde anlaşılmasından sonra otomotiv sanayisi için bir ar-ge niteliği ve her geçen gün her anlamda daha fazla profesyonellik kazandı.

James HUNT – 1976 Formula 1 Dünya Şampiyonu
Frank WILLIAMS – Williams F1 Takımı’ nın kurucusu

20. yüzyılın sonlarına kadar günümüze kıyasla çok daha kısıtlı maddi olanaklarla isteyen hemen herkesin bilgi ve becerisi doğrultusunda pilot veya takım yöneticisi olarak mücadeleye katılabildiği bu spor, başlarda genel olarak sadece bu iş koluyla ilgili markalar için bir tanıtım alanı oluştururken yıllar geçtikçe gelişen halkla ilişkiler stratejileri doğrultusunda doğrudan ve dolaylı yoldan bu sporla ilgili olabilecek her türlü marka için geniş bir reklam havuzuna dönüşmüştür.

Nigel Mansell & Keke Rosberg
Charles LECLERC – Monaco Defilesi

90’ lı yılların öncelerine kadar sadece mücadele hırsı ve saf yetenekleriyle kendini kanıtlayan pilotların yer aldığı takımlar, bugün pilot seçimi yaparken sadece yarış araçlarını kullanacak kişiyi seçmekle kalmıyor aynı zamanda markası ve işbirliği kurduğu destekçileri için de bir reklam yüzü seçmiş oluyor. Bu yüzden profesyonel takımlar tercihini hem yeteneğini hem de insan ilişkilerini geliştirmiş entelektüel sporculardan yana kullanıyor.

Kimi RAIKKONEN, Fernando ALONSO, Sebastian VETTEL gibi 20. yüzyıldan 21. yüzyıla geçiş dönemini yaşayan ve medyaya yansıyan bazı üst klasman sporcularının da, her geçen gün otomobillerin daha geri plana düşüp başka şeylerin öne çıktığını söylediği gibi, 90’ lı yıllardan itibaren markalar için medyaya sunmaya uygun yüzler yetiştirmek adına takımlar kendi sürücü akademilerini oluşturmaya başladılar ve genelde küçük yaşlardan itibaren takım alt yapısına dahil ettikleri yetenekli sporcuları hem fiziksel hem entelektüel olarak her yönden yetiştirmeye başladılar.

1998 McLaren Racing Sürücü Kadrosu
(F1, F2, F3, Karting)

Günümüzde, üst klasmanlarda adını duyduğumuz üretici marka takımları hem ar-ge ürünü olan yarış araçlarının tasarım, üretim, ve geliştirilmesine hem de takım pilotlarına çok ciddi yatırımlar yapmaktadır.

MotoGP
Formula 1

Motor Sporlarında Güvenlik

Diğer spor dallarında olduğu gibi motor sporlarında da birçok teknik ve idari yönetmelik bulunmaktadır. Ancak bunların arasında en katı ve en esnetilemeyen özellikte olanları istisnasız bir şekilde güvenlik kurallarıdır. Motor sporlarında her klasmanda geçerli olan güvenlik kuralları, uluslararası federasyonlar (FIA ve FIM) tarafından belirlenmekte ve bunlara doğrudan bağlı olan ulusal federasyonlar ile ulusal federasyonlara bağlı olan yerel organizatör kulüpler tarafından uygulanmaktadır. Yerel kulüpler bağlı oldukları ulusal federasyonlar tarafından, ulusal federasyonlar da uluslararası federasyonlar tarafından denetlenmektedir. Yani bu sporda en yetkili kural koyucu kurumun aldığı kararlar dünyanın her yerinde ve her organizasyonda geçerlidir; aksi uygulanamaz.

Charles LECLERC

Bir çok kaynakta da geçtiği şekliyle bir ekipman sporu olan motor sporlarında kullanılan çelik kafes, yangın söndürme kiti, yarış koltuğu, yarış kemeri gibi araç içi güvenlik ekipmanları ve pilotların kullandığı kask, tulum, eldiven, yarış ayakkabısı, boyunluk gibi zorunlu olan tüm güvenlik ekipmanları –güvenlik ekipmanlarının hepsi zorunludur– uluslararası federasyonların onay verdiği ürünlerden oluşmaktadır ve her birinin organizasyonların kurallar kitabında belirtilen kendi türüne göre geçerlilik (homologasyon) süreleri vardır. Herhangi bir uluslararası federasyon, ulusal federasyon ya da yerel organizatör kulüplere bağlı resmi yarışlarda teknik kontrol seansında ekipmanların geçerlilik süreleri ve son durumları kontrol edilir. Geçerlilik süresi geçmiş ve yıpranmış ürünlerin ve hatta hangi nedenden dolayı olursa olsun geçerlilik etiketini bulundurmayan ekipmanların kullanımına izin verilmez, gerekli ölçüt sağlanmadıkça pilot/takım yarışa çıkamaz; yarış sırasında ya da sonrasında fark edilen bir güvenlik eksiğinin olması durumunda söz konusu pilot/takım yarıştan ihraç edilir ve puanlamaya dahil edilmez, daha büyük yaptırımlar da uygulanabilir.

Umut DOĞANGÜN – And SUNMAN

Ülkemizdeki ekonomik koşullar ve ne yazık ki bazı konulardaki yanlış bakış açısından dolayı karşılaştığımız sorulardan birisi de motor sporlarında kullanılan ekipmanların taklitlerinin olup olmadığıdır. Öncelikle bir önceki paragrafta belirtmiş olduğumuz nedenlerden dolayı böyle bir şeyin olması uygulamada pek de mümkün değildir. İkinci olarak her konuda olduğu gibi bu sporda da can güvenliği önce geldiğinden dolayı alınan tüm önlemler, dışarıdan çok tehlikeli olarak gözüken tüm potansiyel riskleri ortadan kaldırmak içindir. Hatta abarttığımı düşünenler olacaktır ama gerekli güvenlik önlemleri alındığı zaman bu spor diğer tüm sporlardan çok daha güvenlidir, çünkü başka hiçbir spor dalında bu kadar güvenlik önlemi alınmamaktadır. Yani can güvenliğini sağlamak sadece kurallara uyarak mümkün olduğundan dolayı aklı başında bilinçli sporcular kendilerine olan öz saygıları gereği önce kendi güvenliğini düşünürler; tersi bir durum sağlıklı bir düşünce yapısı değildir.

Nasıl Motor Sporları Pilotu Olunur?

Spa Francorchamps, Belçika

Öncelikle yarış pistlerinde ya da etaplarında, değil sadece bir yarış aracı kullanmanın; herhangi bir aracı sınırlarında kullanmanın, yazımın en başından beri belirttiğim gibi, günlük yaşamda karayolları trafiğinde kullandığımız binek araçları kullanmaktan çok farklı olduğunu iyi anlamış ve biliyor olmamız gerekir. O yüzden pilot olarak bu spora girmek isteyenlerin öncelikle bu işin teorik ve pratik eğitimlerini alması gereklidir. Bu konu, kesinlikle dışarıdan göründüğü gibi basit ve göz ardı edilebilecek bir durum değildir. Çünkü yarış araçları, pilotajı ön olana çıkarmak için, standart binek araçlardaki hiçbir yardımcı siteme sahip değil ve oldukça sert araçlardır. Eğitimlere başlayan pilot adayları, ne demek istediğimizi direksiyona ilk geçtiklerinde anlayacaklardır.

Nürburgring, Almanya

Eğitimleri almak, ne yazık ki bu işin gerçek bir okulu olmadığından ancak usta çırak ilişkisiyle, hem ülkemizde hem yurt dışına bu işte uzmanlaşmış kişi ve kuruluşlardan almak mümkündür.

ADAC GT Masters

Eğitimlerden sonra artık yarışmaya hazır olan pilotlar, ister kendi araçlarıyla kendi mekanik servislerini kendileri karşılayarak, isterlerse de bir takım bünyesinde; yine ister kendi araçlarıyla isterlerse de aracı kiralayarak yarışlara katılabilirler. Belirtmek gerekir ki motor sporları diğer sporlara kıyasla harcamaları fazla olan bir spordur ve bu harcamalar, pilotun kullandığı araç, mücadele ettiği organizasyon, katıldığı yarış sayısı ve harcadığı malzemelere göre değişiklik gösterir. Yani bir takım bünyesinde yarışan bir pilot, o takımla bir ya da birkaç yarış için anlaşabileceği gibi bir tam sezon ya da birkaç sezon için de anlaşmış olabilir. Dolayısıyla henüz nereden ve ne ile başlayacağını belirlemeden sorulan “Yıllık ne kadar harcarım?” sorusu yanıtı olmayan bir sorudur.

VETTEL ve ALONSO – basın toplantısı

Bu sporda yer alan sporcuların, çevresindeki insanlara bu sporla uğraştığını söylediklerinde aldıkları ilk soru soru ise “Ne kadar kazanıyorsun?” sorusudur. Bu işten pilot olarak para kazanıyor olmak demek, tıpkı futbolcular ve basketbolcular gibi profesyonel sözleşmeli bir sporcu olmak demektir. Bunun olması için de yazımın önceki paragraflarında belirttiğim gibi, söz konusu sporcunun takımlar tarafından aranan niteliklere sahip olması; başka bir değişle pilot pazarında değerinin olması gerekmektedir. Bu da bir yere kadar kendi olanaklarınla başlayıp, aldığın yolda ne kadar başarılı olup kendini ne kadar geliştirdiğinle ilgilidir. Yani motor sporları yatırım isteyen bir spordur ve başarı için devamlılık gerekir.

Umut DOĞANGÜN – Prokart Dayanıklılık Kupası

Motor sporlarına ilk adım, tüm otoriteler tarafından bu sporun anaokulu olarak görülen “”karting” ile atılır. Karting, diğer branşlara göre hem çok daha düşük maliyetli ve ulaşılabilir, hem de pilotaj gelişimi açısından oldukça önemli bir branştır. Günümüzde medyaya yansıyan F1, DTM, WRC, WRX gibi üst klasman sporcularının hepsi karting kökenlidir ve boş zamanlarını karting pistlerinde antrenman yaparak geçirirler. Çünkü ülkemizde sadece “ufak arabalar” olarak görünen ve hakkında yeterli bilgi sahibi olunmayan go-kart araçları otomobillere kıyasla çok daha basit ve çok daha mekanik sistemlere sahip olduğundan pilotajı en ön plana çıkaran, pilotajın gelişmesini en iyi sağlayan branştır. Motor sporlarındaki tüm otoriteler tarafından karting kökenli olmayan bir sporcu eksik kabul edilir.

4 x Formula 1 Dünya Şampiyonu Sebastian VETTEL

Devamlılık sağladığı takdirde yeteneği doğrultusunda, saygın mücadelelerde başarılı olan sporcular elbette ki birilerinin dikkatini çekecektir, çünkü takımlar zaten mühendislik ürünü olan yarış araçlarını geliştirmek için fazlasıyla harcama yapmaktadır ve o aracı en iyi şekilde kullanıp en iyi geri bildirimi verebilecek sürücüye, yani en iyi pilota sahip olmak isterler.

Ayhancan GÜVEN – Porsche Junior Pilotu

Motor sporlarıyla ilgili yazılarımın devamı gelecektir.

PAYLAŞ
Umut DOĞANGÜN
Yarış Pilotu 2016 Prokart Dayanıklılık Kupası Senior Kategori Şampiyonu İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğrencisi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here