Sabri Ülker’den Girişimcilere 5 Tavsiye

Büyük şair Goethe’nin 1831 yılında bitirdiği büyük eseri Faust’u duymuşsunuzdur. Belki duymaktan da ileriye gidip okumuş ya da daha da ileriye gidip dikkatli bir şekilde incelemiş ve üzerine düşünmüşsünüzdür. Büyük şair büyük eseri Faust’ta şöyle bir ifade kullanıyor;

  “Tamamlanması için en büyük eserin, Bir Akıl yeter, bin kişiye.”

Goethe eserinde bu ifadeleri ne niyetle kullandı bilinmez ama bence bu ifadeler yazıldığı zamanı dikkate aldığımız zaman sanki sanayi devrimiyle beraber fabrika kuracak ve binlerce kişiyi bu fabrikalarda çalıştıracak müteşebbisleri yahut büyük girişimcileri kastediyor. Öyle ki bu bir akıl (yani girişimci) ortaya koyacağı işlerle beraber bin kişiyi harekete geçirip yönetebilecek seviyede biri olduğunu söylüyor. Bana kalırsa Goethe’nin bu ifadeleri girişimciliğin en başarılı tanımlarından bir tanesidir.

Ben de buradan hareketle, ülkemizde büyük işler büyük eserler ortaya koymuş ve binlerce insanı yönetmiş başarılı girişimcilerin geride bıraktıkları tecrübe ve önerilerini bizlere ışık tutması için derliyorum. Hatırlarsanız ilk olarak Sakıp Sabancı’nın ve daha sonra da Asım Kocabıyık’ın girişimcilere tavsiyelerini çeşitli kitaplar ve hayatları hakkında yapılmış belgesellerden derleyerek anlatmıştım.  Bu yazımda Yıldız Holding’in kurucusu Sabri Ülker’in girişimciler için 5 tavsiyesinden bahsedeceğim. Bu tavsiyeleri kendisine danışmanlık yapmış Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Özel’in “Yönetebilen Türkler” kitabından ve Hulusi Turgut’un “Sabri Ülker’in Hayat Hikayesi” kitabını referans alarak derledim.

Beş tavsiyeye geçmeden önce diğer yazılarımda olduğu gibi ilk başta Sabri Ülker’in hayatını kısaca anlatalım.

Cumhuriyet tarihinin ilk kuşak sanayicilerinden biri olan Sabri Ülker 1920 yılında Kırım’da doğmuş fakat Kırımda yaşanan sıkıntılardan dolayı ailesiyle 1929 yılında İstanbul’a göç etmişlerdir. Eğitimine de İstanbul’da devam eden Sabri Ülker çocukluğunda ailesi ile birlikte çok sıkıntılar çektiğini ve bu zamanların hiçbir zaman aklından silinmediğini söylemektedir.

İlkokulu İstanbul’da bitiren Sabri Ülker, ortaokul eğitimine İstanbul Erkek Lisesinde başlamış daha sonra orta ikinci sınıftayken parasız yatılı sınavlarını kazanarak ortaokul eğitimini Bilecik’te tamamlamış ve lise eğitimi için de Kütahya’ya gitmiştir.

Üniversite sınavını kazanan Sabri Ülker, Sultanahmet İktisadi ve Ticari İlimler Mekteb-i Alisine kayıt olmuştur. Üniversite eğitimine devam ederken ise ikinci dünya savaşı başlamış ve üniversiteyi bitirdiği dönemde savaş bitmiştir. Üniversite hayatı bittikten sonra geçmiş yıllarda Besler Fabrikası’nda çalışmış olmaları ve çocukluk dönemlerinde de şekerleme dükkanlarında çalışmış olmalarına güvenerek savaş yıllarında Asım Ülker ile bisküvinin tadını unutan çocuklar için bisküvi üretmeye başlamaya karar vermiştir. Nohutçu Han’daki 100 metrekarelik bir alanda bisküvi üretmeye başlayan Sabri Ülker “Biz her insanın, hangi ülkede yaşarsa yaşasın, güzel bir çocukluk geçirme hakkına sahip olduğuna inanıyoruz” diyerek çıktığı bisküvi üretimi yolculuğunda geride 10 ülkede üretim yapan 54 fabrikası ve 300’ü aşkın markası olan büyük bir holding bıraktı. Tüm bunları geride bırakan Sabri Ülker 12 Haziran 2012 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

Kısaca hayatından bahsettiğimiz Sabri Ülker’in şimdi girişimcilere verdiği 5 tavsiyesinden bahsedebiliriz.

Dürüst Olun

Dürüst olmak demek ne demektir diye sormak veya bunun ne olduğunu açıklamak saçma olur. Fakat şunu rahatlıkla söyleyebilirim hem kendimize hem insanlara karşı dürüst olmak zorundayız. Aksi takdirde kendimize dürüst olmazsak ve kendimizi kandırırsak çok vakit geçmeden benliğimizi kaybetmiş oluruz. Aynı zamanda eğer insanlara karşı dürüst olmazsak tüm her şeyi kaybederiz. Hem insanları hem kendimizi. Bundan dolayı eğer bir girişimciysek, ortaya bir iş koyuyorsak bu ortaya koyduğumuz işte sonsuz dürüst olmak zorundayız. Aksi durumda ise çok kısa zaman içinde dürüst olmadığımız ve insanları aldattığımız ortaya çıkacaktır. Bundan dolayı eğer yaptığınız işte tam anlamıyla ve her koşulda dürüst olmayacaksanız sakın o işe başlamayın.  Dürüstlük sadece sizin insanlara doğru konuşmanız olarak değil aynı zamanda bir ürüne vereceğiniz fiyat, çalışanlarınıza olan tavrınız, ürününüzün kalitesi vb. gibi tüm durumlarda dikkat edilmesi gereken en önemli ahlaki değerlerden biridir. Sabri Ülker’in hayatından bu konuya bir örnek vermek gerekirse; 1958 devalüasyonundan sonra, temel ürünlerin fiyatları sürekli artmaktaydı, bundan dolayı sanayiciler de ürünlerine sürekli olarak zam yapmak durumunda kalıyorlardı. Fakat 27 Mayıs darbesinden iki ay önce çok fazla yükselen un fiyatlarında hükümet kararıyla çok ciddi seviyede geri çekilmişti. Böylelikle elinde unlu mamul ürünleri bulunduran herkes bu durumdan dolayı zarar görmüşlerdi. Tüm bunlar yaşanırken Sabri Ülker kendi toptancılarının hepsine el yazısıyla birer mektup göndererek ellerindeki bisküvi miktarını bildirmelerini istemiştir. Daha sonra Sabri Ülker stok miktarını tespit ettikten sonra eski yüksek fiyattan satılan bisküvi ile yeni düşük fiyattan satılan bisküvilerin arasındaki fiyat farkını hesaplamış ve bu farkı bir sonraki siparişte tüm toptancıların siparişlerinden düşmüştür. Böylelikle toptancıları büyük bir zarardan kurtarmıştır.

Bilmediğiniz İşte Yüksek Kar Etmek Yerine Bildiğiniz İşte Az Kar Edin!

Sabri Ülker’in bu önerisindeki durum aslında çok net bir şekilde “bilmediğin işe girme” mesajı vermektedir. Aslında bakarsanız günümüzdeki bazı girişimciler çok hızlı bir şekilde trend olmuş işlere yüksek kar oranı olduğu için işi bilmeseler de sermayelerine güvenip girmekteler. Fakat sonunda çok da beklenen yüksek karların elde edilmediği durumlarla karşılaşırlar. (Bunun en güzel örneği lokmacılardır herhalde 🙂 )  Buna benzer durumlara özellikle de bizim ülkemizde çok sık rastlanmaktadır. Herhalde bunun nedeni hızlı ve kolay kazanç elde etme isteği veya yüksek karın baş döndürücü etkisi olabilir. Sabri Ülker’in ise bizlere yaptığı bu tavsiyesini gelin yaşadığı bir olay üzerinden anlatalım.

Bir gün asıl işi yumurta ticareti olan bir iş adamı petrol işine girmeye karar veriyor. İş adamı yaptığı fizibiliteye göre bu petrol işi %400 karlı olduğu sonucuna varıyor. Fakat bu iş için 500 bin dolarlık bir ek sermaye ihtiyacı olduğu için Sabri Ülker’in bu işe ortak olmasını istiyor. Başlangıçta danışmanlarına gelen bu iş birliği talebini danışmanları Sabri Bey’e sunuyorlar. Fakat Sabri Ülker dosyayı eline alıp beş dakika inceledikten sonra biz bu işi yapamayız olmaz bunu boş verin demiştir. Danışmanları Sabri Bey’e bunun nedenini sorduğunda ise Sabri Bey “Petrol kokusu iyi koku değildir. Siz bana bizim işimizle ilgili dosyalar getirin. İçi süt koksun, buğday koksun, kakao koksun” demiştir.

Yola Çıkmadan Önce İyi Plan Yapın ve Vazgeçmeden Uygulayın

Büyük şirketlerin kuruluş hikayelerine bakmadan önce hep aklımda şu soru vardı; “Nasıl bu kadar büyük şirketler olabildiler?” Fakat hepsinin kuruluş hikayesini okuduğumda özellikle de kurucularının hayatlarını okuduğumda bunun çok kolay olmadığını, arkasında çok başarılı planlar olduğunu ve işin sırrının ne kadar büyük sıkıntılar yaşanırsa yaşansın asla inancını yitirmeden vazgeçmeden planını inatla uygulamaya devam etmelerinde olduğunu fark ettim.

Sabri Ülker’in başarısının arkasında da yine bu vardı. İyi plan ve vazgeçmeden uygulama. 1990’lı yılların henüz başında Ülker’in 1995 – 2000 – 2005 yılı hedefleri belirlenmiş ve planları yapılmıştır. Sabri Ülker’in planı 1995’te yağ ve şeker 2000’de süt ve 2005 yılında dondurma ve gazlı içecek alanlarına girmekti. Planını hazırlamış ve danışmanları ile tüm süreçleri bu plan doğrultusunda yürütüyordu. 90’lı yılların ortasında danışmanlarından biri Sabri Bey’e yazın havaların sıcak olmasından dolayı çikolatanın az tüketildiğini bundan dolayı bu yaz çikolata üretimini belirli oranda azaltıp dondurma üretimine başlamayı teklif etmişlerdir. Ancak Sabri Ülker bu teklife “Henüz vakit gelmedi. Süte hakim olmayan dondurma yapamaz. Daha vakit var.” demiştir. Yaptığı plandan vazgeçmemiş ve inatla planını uygulamaya devam etmiştir.

Hesabınızı Bilin

Kuşkusuz her başarılı girişimcinin verdiği tavsiyelerden biri muhakkak hesabınızı bilin olmuştur. Ve başarılı girişimcilerin hepsi neye, ne zaman, hangi miktarda yatırım yapacağını bilir ve bunun gerekliliğine uygun olarak hareket eder. Eğer hesabınızı bilmez ve hesabınızı kontrol edemezseniz bu, geri dönüşü olmayan büyük bir batağın eşiğine doğru gidiyor olmanız anlamına gelmektedir. Bundan dolayı aslına bakarsanız tüm tavsiyeler özünde bu tavsiyeye çıkar. İnsan bilmediği işin hesabını da bilmez, dürüst olmayan insan hesabında da dürüst olmaz ve başarılı bir plan yapmazsanız o işi bilseniz de hesabınızı kontrol edemezsiniz. (Bir esnaf babanın oğlu olduğum için babamın da bana hep tavsiyesi “Cebine giren ile cebinden çıkanı kontrol edemezsen başarılı olamazsın” olmuştu.) )Sabri Ülker’in bu tavsiyesini bakın danışmanı Mustafa Özel nasıl anlatıyor;

Sabri Ülker bir gün kullandığı Mercedes marka otomobili satmak istiyordu. Bu haberi duyan Ülker’in Kütahya acentesi Ziya Bey arabayı almak istediğini Sabri Ülker’e iletiyor. Fakat Ziya Bey’in Sabri Ülker’den aldığı cevap çok ilginçti. “Evet, arabayı satıyorum, fakat sana satmam, Çünkü bu arabayı eğer işin için alıyorsan kullanmaya uygun bir araç değil; özel hayatın için alıyorsan da bu araba senin için fazla pahalı” diyor ve kendisine hesabına uygun bir araba almasını öneriyor.

İşinizde Görünür Olun

Her genç insanın hayalidir herhalde zengin olacağım, patron olacağım, odamda oturacağım ve rahat edeceğim. Acaba gerçekten öyle midir? Henüz üniversite öğrencisi olduğum için öyle olup olmayacağını bilmiyorum. Ancak Sabri Ülker’in hayatında şunu öğrendim ki “Patron da olsanız işinizin başında duracaksınız”. Eğer işinizin başında olup işinizi kontrol etmez, işleyişin bizzat içinde olmaz ve denetlemezseniz tüm her şeyi kaybedebilirsiniz. Bundan dolayı her ne olursa olsun işinizin başında olmanız gerekmektedir. Sabri Ülker’de yaşı ilerlese bile gün içerisinde muhakkak beyaz önlüğünü giyip fabrika dolaşıp işleri inceler ve çalışanların sorunlarını dinlerdi. Ve yönetim kurulu toplantılarını asla aksatmazdı.

Elimden geldiği, kaleminin yettiği kadarıyla Sabri Ülker’in hayatından yazımın başında bahsettiğim kaynaklardan faydalanarak girişimciler için 5 tavsiyeyi derlemeye çalıştım. Umarım faydalı olur. Bundan sonraki yazılarda şu iş adamından da tavsiyeleri derlermisin dediğiniz kişiler varsa yoruma yazabilirsiniz. Ben de bir sonraki yazımda o iş adamının tavsiyelerini derlemeye çalışırım. Şimdilik iyi okumalar 🙂

PAYLAŞ
ismailunal
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisiyim. İnsan kaynakları , yönetim ve organizasyon alanlarına ilgi duymakla beraber iktisat tarihi , politik iktisat ve finans alanlarında kendimi geliştirmek için birçok çalışma gerçekleştiriyorum. Amfiweb aracılığıyla da ilgi duyduğum alanlarda yazı yazma imkanı buluyorum. Ayrıca Amfiweb de bulunan farklı konulardaki yazıları takip ederek birçok konuda bilgi sahibi olma imkanı elde ediyorum.

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here