Türev Piyasalar ve Ürünler

Sermaye piyasaları bir ırmak gibidir. Bu ırmakta ister yüzersiniz, ister dilediğinizce yolculuk edebilirsiniz, isterseniz suyundan içebilirsiniz ama bilmiyorsanız da boğulabilirsiniz.

Günümüz imkanları ve teknolojileri sermaye piyasalarını ve finans dünyasını oldukça farklı bir yöne doğru sürükledi. Bu sürükleyiş tüm branşlara ve çevrelere yayıldı. Zamanla ilerleyen bu yapı da riskleri minimize etmek amacı başta olmak üzere çeşitli amaçlar doğrultusunda hizmete sunuldu. Bu hizmetler, ekonomilerin daha sağlıklı hareket etmesine ve belirsiz risk unsurlarının gündemde fazla yer kaplamamasına yardımcı oldu. Eskiden yürütülen finansal yatırımlar aylık veya yıllık olurken artık yatırımlar daha kısa vadeli hatta saatlik olmaya başladı. Bu farklı konseptlere yerine göre “trading”, yeri geldiğinde de “scalping” adı verildi. Spekülatif iştahın artmasıyla sermaye piyasaları çok farklı noktalara evrildi. Sermaye piyasaları artık bir “meta” haline geldi. Bu oluşumdan faydalanmak isteyen büyük ölçekli sermaye sahipleri ve kuruluşlar, spekülatif işlemler ile kendi sermayelerine sermaye kattılar. Tabii bu işlemler yıllar içerisinde farklı şekillerde sürdü. Önceleri spot piyasa olarak bildiğimiz, ödeme ve alım satım işlemlerinin aynı anda oluştuğu piyasalardan daha gelişmiş piyasalara ihtiyaç duyuldu. Bu ihtiyaçlar türev piyasaları doğurdu. Ödeme ve alım satımın belirlenmiş bir tarihte ve belirlenmiş bir fiyattan gerçekleştiği piyasalara da vadeli piyasalar dendi. Bu işlemler için “Türev Piyasalar” faaliyet göstermeye başladı. Çeşitli piyasalar ve denetimler kuruldu. Ülkemiz için bu işlemler önce VOB, ardından BİST bünyesinde VİOP (Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası) halini aldı. Yurtdışında özellikle de Amerika’da Türev Piyasalar oldukça gelişmiş durumda. Daha 19. yüzyıldan itibaren bu adımları atan ABD, Chicago’da kurulan CBOT (Chicago Board of Trade) gibi oluşumlar sayesinde finans alanında çok daha gelişmiş bir yapıya sahip oldu.

Ufak da olsa türev ürünler ve türev piyasalar ile bu araçların tarihçeleri hakkında fikir sahibi olabildiysek gelin türev ürünlerin ve piyasalarının kullanım amaçlarından ve detaylarından bahsedelim. Temelde üç temel amaç için kullanılan türev ürünlerin alanları şu şekilde sıralanabilir.

  • Riskten korunma (Hedging)
  • Spekülasyon
  • Arbitraj

Riskten korunma veya “Hedging” yöntemi, temelde finansal piyasalardaki dalgalanmalardan ve volatiliteden korunmak için kullanılan tekniktir. Örneğin dolar ile ithalat yapan bir işletme olduğunuzu ve dolar borcunuzun olduğunu varsayalım, (USD/TRY) vadeli işlem sözleşmelerinde uygun bir “long” poziyon açmanız sizi bu finansal riske karşı korumada yardımcı olacaktır. Euro ile ihracat yapan bir şirketsiniz ve Euro yükümlülükleriniz olduğunu varsayalım, (EUR/TRY) vadeli işlemlerinde “short” pozisyon açmanız sizi olası risklere karşı koruyabilir.

Reel sektörün finansal sektörle buluştuğu noktalarda, şirkete kaynak sağlayan bazı “damarların” tıkandığı veya tıkanma riskine karşı alınan hedging yöntemlerinden birisi bu. Örnek olarak siz herhangi bir hammadde kullanarak üretim yapmak istiyorsunuz. Ancak ihtiyacınız olan emtianın değeri çeşitli sebeplerle (kuralık, kıtlık, yoksunluk veya beklentiler) piyasalarda yükseleceğe benziyor. Bu gibi durumlar risk yönetimi ve türev ürünlerinin kullanımını arttıran, şirketlerin finansal risk birimlerinin oluşumuna büyük katlı sağlayan sebeplerden birisidir.

Türev piyasalar oldukça hacimli, derin ve çeşitli olduğundan dolayı, oluşan volatiliteden faydalanıp kazanç sağlamak da mümkün. İşte bu sebeple türev piyasalarda çeşitli kaldıraçlar kullanıp “yüksek risk – yüksek kazanç” veya “yüksek risk- yüksek kayıp” doğrultusunda işlem yapan birçok yatırımcı da mevcut. Bu yatırımcıların varlığı piyasalara hem hacim hem de derinlik sağlıyor. Fakat kontrolsüz ve sınırsız türev ürün kullanımı balonlara ve hatta krizlere sebebiyet verebiliyor. (2008 Küresel Finansal Krizi)

Türev ürünlerin bir diğer kullanım alanı da arbitrajlardan faydalanarak kazanç sağlamak. Arbitraj aynı cins ürünü veya menkul kıymeti ucuz olan piyasadan alıp pahalı olan piyasada satarak kazanç sağlama yoludur. Ancak bu durum her zaman olmaz. Arz-talebin dengelendiği noktada arbitraj imkanı son bulur, zira piyasa kendisini dengelemiş olur. Çünkü arbitrajın yapılabilmesi için erken davranmanız ve hızlı olmanız lazım. Günümüzde işlemlerin algoritmalar ve robotlar tarafından milisaniyelerde gerçekleştiğini düşünürsek bu iş oldukça zor.

Türev piyasalar forward, futures, options ve swap işlemlerini de kapsar. Bunlar da bir çeşit vadeli işlemlerdir ve teslimatı gelecekte olmak üzere bugünden alım satımı yapılan finansal enstrumanlardır.

Forward işlemler organize olmayan borsalarda işlem gören, yani fıyat, zaman ve adet bazında alıcı ile satıcı arasındaki uzlaşmaya dayanan vadeli işlemlerdir.

Opsiyon sözleşmeleri ise organize borsalarda işlem gören fiyat, vade ve adet bazında standartlaşmış sözleşmelerdir.

En çok kullanılan ve bilinen opsiyon fiyatlama yöntemi 1973 yılında Fisher Black ve Myron Scholes tarafından kaleme alınan “the pricing of options and corporate liabilities” adlı makalede geçen Black-Scholes Opsiyon Fiyatlama Tekniğidir ve halen de yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Alıcı açısından birkaç türlü opsiyon çeşidi vardır ve bunlar Alım (Call), Satış (Put) opsiyonlarıdır. Bunların dışında iki tip opsiyon türü vardır. Amerikan tipi opsiyonlar ile Avrupa tipi opsiyonlar. Avrupa tipi opsiyon sözleşmelerinde “long” pozisyon sahibi opsiyonu sadece vade bitim tarihinde belirlenen zaman diliminde kullanabilir. Amerikan tipi opsiyonlarda ise “long” poziyson sahibi, opsiyonu satın alım tarihi ile vade arasında herhangi bir süre içerisinde kullanabilir.

Swap işlemleri ise iki tarafın da belirli bir zaman diliminde ödemelerinin karşılıklı olarak değişiminde anlaştıkları bir işlemdir. Bugünlerde TCMB’nin adıyla beraber bolca duyduğumuz swap anlaşmaları da bu tür bir anlaşmadır.

Temel Özellikler Forward Futures
Riskten Korunma Aracı Evet Evet
Standart Sözleşmeler Hayır Evet
Borsada/Tezgahüstü Piyasada İşlem
Görme
Tezgahüstü
Piyasa
Borsa
Fiziki Teslimat Var Genelde Yok
Teminat Zorunluluğu Genelde Yok Var
Vadeye Kadar Nakit Akışı Yok Var
Kredi Riski Var Yok
Kaldıraç Etkisi Önemi Yok Var
Hak ve Yükümlülük Birlikteliği Var Var

Elbette ki bu gibi sistemleri koruyan Sermaye Piyasası Hukuku, Ticaret Hukuku gibi etmenler daha sağlıklı işleyen Sermaye Piyasaları ve daha doğru çalışan ekonomik çarkların oluşumunu sağlıyor. Düzenli ve uyumlu işleyen piyasalar ekonomilere can verirken düzensiz ve kontrolsüz piyasalarsa sonuçları korkunç sayılabilecek krizlere sebep olabiliyorlar. Bu noktada yetkililer ve düzenleyici kuruluşlar, küresel iktisadi sistemi daha optimal düzeylere kavuşturmak için çalışmalarına hız katmak zorunda.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here