Varlık Balonlarına Giriş

Her şeyin bir değeri vardır. Bu değer ölçülebilir veya ölçülemez. Önemli olan değer biçerken doğru değeri biçtiğimize emin olmak. Kısa bir tanımla; varlık balonları, olması gereken gerçek değerden daha şişik ve suni bir değere sahip malların, ürünlerin, varlıkların ve metaların alınıp satılmasına ve oluşumuna denir.

Varlık balonları ile ilgili bu yazı serimi 3 parça olarak planladım. Şu an okumakta olduğunuz bu yazı, serinin ilk yazısı niteliğinde ve konu hakkında genel bilgileri ve girişi kapsıyor. Yazmayı planladığın bölümler ise şu şekilde.

1. Bölüm,

-Varlık balonlarının tanımları ve örnekleri

-Varlık balonları tarihçesi

-20.yy. ve öncesi varlık balonları

2. Bölüm

-Modern finansal sistemin oluşumu 

-21. yy. başlarında varlık balonları

3. Bölüm

-2008 krizi ve sonrası finansal sistem

-Pandemi ve günümüzdeki varlık balonları

-Gelecekte bizi neler bekliyor?

O halde başlayalım.

Genellikle varlık balonları olarak nitelendirdiğimiz bu fiyat (değer) şişkinlikleri aslında temelde finansal sistemin bir hatasıdır. Zira para ekonomisinin var olduğu günden bugüne her şeyin değeri ve ederi para ile belirlendi. Bildiğimiz gibi fiyatların oluşumunda arz ve talep yasaları geçerli. İktisat, tüketim-üretim, arz-talep dengelerinin geçtiği ve oluştuğu noktalardaki insanları “rasyonel” kabul ediyor. Bu görüş, değeri arz ve talep ile belirlenen çoğu şeyin aslında mantıklı fiyatlandığını savunuyor. Zira bazı ekonomistler varlık balonlarının aslında olmadığını, çünkü arz ve talebin fiyatlandırdığı bir varlığın zaten Pazar denge noktasında fiyatlandığını savunmakta. Ancak bazı durumlarda bu tezin geçersiz olduğunu görebiliriz. Örnek vermek gerekirse, hisse senetlerinin piyasa değeri bir de defter değeri vardır. Değeri organize borsalarda belirlenen hisse senetlerini değerlerken bazı rasyolardan (PD/DD, F/K, PD/FAVÖK) faydalanıyoruz. Bu değerler bizlere işlem gören hisse senedi hakkında bir görüş belirtiyor. “Fiyatı çok şişkin”, “Bu fiyattan alınmaz”, “Bu kâğıdın ederi bu değil” gibi cümleleri mutlaka duymuşsunuzdur. Piyasa ekonomisi ile işleyen hisse senedi piyasalarında bu ölçümler yapılabiliyor. Peki diğer piyasalarda durum ne? Mesela emlak piyasası, araç piyasası, emtia ve kıymetli maden piyasası, döviz piyasası, kripto para piyasası gibi. Aslında diğer piyasalarda da değerlemeler yapmak mümkün. Örneğin döviz kurlarında piyasa kurundan farklı olarak “Teorik Kur” vardır. Değerlemesi enflasyon, cari açık ve diğer iktisadı olgulara dayanan bu değerleme çoğunlukla piyasa fiyatından farklıdır. Özellikle kırılgan ekonomilerde bu fark daha da açılır ve spekülasyon / manipülasyona uygundur. Mesela emlak piyasasına bakalım. Gayrimenkullerin değerine dair devletin koymuş olduğu bir taban fiyat politikası olarak “Rayiç Değer” vardır. Siz evinizi bu değerin altında sattığınızda ilgili kurum hakkınızda derhal inceleme başlatır. Peki bu kadar farklı piyasada bu kadar farklı değerleme varken varlık balonları hakkında kesin bir şey söyleyebilir miyiz? Tabii ki hayır! Örneğin ev fiyatlarının çok yükseldiğini ve ortalama alış gücündeki insanların bu fiyatı karşılayamadığını varsayalım. Piyasa ekonomisine göre bu arz ve talebin bir sonucu. O evleri alacak kişi veya kurumlar mutlaka olacaktır. Zira olmazsa da fiyatlar düşmeli. Peki ya düşmezse? Ev sahipleri evlerini elden çıkartmak için acele etmezse? Likidite bir öncelik olmazsa? Devlet müdahale etmezse? İşte tüm bu sorular varlık balonlarının oluşumuna zemin hazırlamakta.            

Dilerseniz varlık balonlarının tarihçesine bir göz atalım. Tarihte bilinen (uygun bir şekilde incelenebilen) ilk varlık balonu Lale Çılgınlığı ismi ile de bilinen Lale Balonu ’dur.  Osmanlılardan Lale kültürünü alan Avrupalılar bu kültürü yaygınlaştırmışlardır. Bu olay 17. yy’de (1630’ların sonları) Hollanda’da geçmektedir. Lale soğanlarının gerek halk gerekse piyasa tarafından ederinden fazla görülmesi sonrası fiyatlar mantık dışı şekilde yükselmiştir. O kadar yüksek noktalara ulaşmıştır ki, tek bir lale bir ev fiyatına denk gelmiştir. 20. yy. ve öncesinde bilinen başlıca varlık balonları; Güney Denizi Balonu (1720), Mississippi Balonu (1720), 1920’lerin sonundaki ABD Hisse Senedi Balonu (1929), Japonya Gayrimenkul Balonu (1986-1991). Organize borsalar bu kadar yaygınlaşmamışken bu kadar varlık balonunun oluşması da elbette varlık balonlarının var olduğuna ve piyasanın (sistem) bir hatası olduğuna işaret olabilir.

Vurgulanması gereken büyük balonlardan birisi hiç kuşkusuz 1929, ABD Borsa’sının çöküşüdür. Diğer birçok makrofinansal sebebin sonucu, dünya ekonomisinin istikrarsız oluşu gibi sebepler ve borsadaki balon sebebi ile oluşan bu kriz tarihe kazındı. ABD, konumu dolayısıyla 1. Dünya Savaşına uzak bir coğrafyadaydı ve diğer ülkelere silah sattı. Bu da doğal olarak ülkede refaha yol açtı. Tüm halk adeta borsaya akın etti ve şirketlere tüm paralarını yığdılar. Ardından bir perşembe günü borsa çöktü. Şirketler ve bankalar battı. İnsanlar işsiz kaldı. Bu kriz bize, herkesin dönemsel olarak konuştuğu bir piyasanın, bir emtianın vb. belki de varlık balonları hakkında haberci olduğunu da gösterebilir nitelikte. Bu noktada borsacıların kullandıkları şu cümle de aklıma gelmedi değil: “Herkes daha da çıkacak dediği zaman sat, herkes daha da düşecek dediği zaman al.”

            Son olarak gelelim Japonya Emlak Balonuna (1986-1991). Japonya’daki Emlak fiyatları ve Japon Borsasının (Nikkei 225) hadsiz yükselişini önlemek amacıyla Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faizleri yükseltmesi ve kredileri daraltmasıyla ortaya çıkan bu kriz oldukça önemlidir. Zira burada önemli nokta ve bu krizin finansal sisteme sıçramasındaki etki de şirketlerin bilançolarında bolca menkul ve gayrimenkul bulundurmaları. Menkul ve gayrimenkuller değer kaybederken şirket bilançolarında da bozulmalar meydana geldi ve çöküşler başladı. Ev fiyatları o kadar yüksekti ki sadece Tokyo’da bulunan emlak stoku ile tüm ABD’deki gayrimenkulleri alabilmek mümkündü (teorik fiyatta).

            Bu yazımda sizlere varlık balonları hakkında bir giriş ve tarihçe sunmaya çalıştım. Diğer yazılarımda, 2000 yılı sonrası finansal sistem ve varlık balonları hakkında yazmaya devam edeceğim. Keyifli ve sağlıklı haftalar dilerim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here