Y Kuşağı İş Hayatında Çuvallıyor mu ?


Bir yerde, bir şirketi temsilen konuşuyorsanız…

Hele hele izleyicileriniz arasında Y kuşağından birileri de varsa, uzun uzun Y kuşağını göklere çıkartmalısınız. Sanki böyle bir öneri mi fısıldanıyor bazı yöneticilerin kulağına danışmanları tarafından diye düşünmeye başladım epeydir.

Hayır, aslında bu sadece konuşmacının mevcut sosyolojiyi ne kadar iyi analiz ettiği ve ne kadar güncel olduğunun bir göstergesi mi?

Yok, aslında Y kuşağının, hazır onlar da sizi dinliyorken -ya da- aslında telefonlarını karıştırıp arada bir size bakıyorken, dikkatini kendilerinden bahsederek çekme yöntemi midir?

Hiçbiri, aslında tüketim eğilimi çok yüksek olan Y kuşağının şirketler için çok stratejik olması ve şirketlerin her düzeydeki yöneticilerinin planlama ve karar alma süreçlerinde yoğunlukla Y kuşağına, onları anlamaya odaklı olmaları günlük rutinlerinin içinde entelektüel gündemlerinde her an Y kuşağının olması ve ister istemez konuşmalarında da bu konudan bahsetme eğilimleri mi yöneticilerin?

Hepsinden biraz mı? Yoksa ben mi çok irdeledim?

Neyse..

Yazının konusuna döneyim, başka yazıların bir yerlerinde Y kuşağı hakkında ahkam kesmeye nasıl olsa devam ederim.

resim-iç

Bir araştırma yapılmış ve şirketlerde 6 performans başlığına göre üç kuşak karşılaştırılmış. Araştırma için belirlenen başlıkların bazılarında bu üç kuşağın karşılaştırmasının yapılmasının çok objektif sonuçlar ortaya çıkartacağını düşünmemekle birlikte yine de araştırmanın enteresan sonuçlar ürettiğini ifade etmeliyim.

Araştırmada karşılaştırılan üç kuşak hangileri peki derseniz;

  • Baby Boomers, yani 1946 – 1964 döneminde doğanlar
  • X kuşağı, yani 1965 – 1980 döneminde doğanlar
  • Y kuşağı, yani 1980 – 2000 döneminde doğanlar

Bu üç kuşağın karşılaştırdıkları başlıklar ve kuşakların performansları da şöyle;

tablo y kuşağı

Şimdi sonuçlarla ilgili çıkartmaya çalıştığım bazı yorum/sonuçlar;  (benim için hepsi soru işareti kesinlikle ahkam kesmiyorum bu noktada)

  • Eğer Y Kuşağı teknoloji hakimiyeti konusunda açık ara öndeyse iş yaşamında, problem çözme konusunda neden geride? İş yaşamında problem çözmekten kasıt, işle ilgili problemler ise, işle ilgili problemleri çözmenin en kolay yolu (mesela hedeflendiği gibi düşmeyen maliyetler olsun problem) problemi sayısallaştırmak değil midir? Problemi sayısallaştırma da nihayetinde analitik yetkinlik gerektirmez mi? İş için gerekli teknolojiye hakimiyet de analitik olmayı gerektirmez mi?
  • Hayır yanlış yerden baktıysam yani bu problem; insanlar arası ilişkilerde çıkan problemler, geniş anlamda organizasyonel problemler ise problem çözme konusunda geride olan Y kuşağı uyum yeteneğinde neden oldukça iyi?
  • Uyum yeteneğinde iyi durumda olan Y kuşağı iş ilişkileri kurmakta neden geride?
  • Teknolojiye çok hakim aynı zamanda uyum yeteneği de yüksek olan Y kuşağı gelir yaratmada neden çok geride?

Çok uzatmadan ve de amfiweb.net’in Y kuşağı okurları hakkımda “bu yazar ne diyor böyle bizimle ne alıp veremediği var” demeden asıl derdimi söyleyeyim:

Şu anda Y kuşağının tanımının yapılması, özelliklerinin dillendirilmesi konusunda çok ciddi bir bilgi kirliliği var. İşin kötüsü Y kuşağının kendi seçimi dışında sahibi olduğu bazı özelliklerin işlevselliğinin ve yan etkilerinin irdelenmeden yüceltilmesi. Ben bazı gördüklerimi amfiweb’in Y kuşağı okurlarına da ipucu vermesi için paylaşayım.

Öncelikle Y kuşağının teknoloji hakimiyeti denilen şeyin çalışma hayatı için baskın bir anlamı yok. Eğer teknoloji hakimiyetinden anladığınız aynı anda 3 ekranı birden takip edip whats up’da en hızlı mesaj yazmak değilse tabii.. Çünkü bunu yeniliğe hevesli Baby Boomers mensupları da yapıyorlar çok motive olmalarına sebep olan etkenler olduğunda:)

Y kuşağının birçoğu üniversite eğitimleri sırasında excel öğrendiler. Çoğu günlük hayatlarının önemli bir kısmını ekranlara bakarak veya dokunarak geçiriyorlar fakat önemli bir kısmı bir problemi sayısallaştıramıyorlar ve bazen de kavramlaştırma sıkıntıları yaşıyorlar. Çözüme gitme yollarına ve yönteme odaklı değiller, çözüme odaklılar. Hadi bunu da söyleyeyim çözüme de odaklı değiller bazen… Çözdüklerinde neler olacağına odaklılar.

resim iç

Araştırma gelir yaratma başlığında Y kuşağına haksızlık etmiş. Y kuşağının çoğunluğu şirketlerde kritik koltuklarda oturmuyorlar, büyük müşterilerden onlar sorumlu değiller. Çünkü onların sırası henüz gelmedi.  Fakat Y kuşağının gelir oluşturma şirkete faydalı olma konusunda benim gözlemlediğim bir tavırları var ki yazmalıyım. Y kuşağı kendi yaptıklarının sonuçlarını hemen görmek istiyor. Mesela satışları arttırdığında akşam maaşına zam, ertesi gün de terfi bekliyor. Bu beklentiyi şirkete ortak olmaya kadar götürebilenler de var mı bilmiyorum? Fakat bu aceleciliğin mutsuz olmaları ve abartılı beklentilerin yükünü taşımak gibi nahoş sonuçları olabiliyor onlar için.

Son olarak Y kuşağı ile ilgili en önemli gözlemim ve bence en çok üzerinde durulması gereken konuya gelelim. Y kuşağı odaklanamıyor. Y kuşağı çok yorgun. Y kuşağı çok yoğun. Y kuşağı olacaksa şimdi olsun diyor. Y kuşağı bilgiyi bir sonraki bilgiye giden basamak olarak görmüyor. Onun için bilgi hep ayrı bir çekmece. Zamanı geldiğinde açabileceğini düşündüğü bir çekmece. Ve fakat bu onların problemi değil sadece, bu gezegende yaşayan herkesin şu sıralar böyle problemleri var derseniz de size hak veririm amasız fakatsız olmayan tarafından.

Neden öyle olduğuna eğer amfiweb’in Y kuşağı editörleri bana “okurlarımızı hedef alan yazılarınızı her ne kadar ifade özgürlüğü kapsamında görsek de bu durumu sürdürülebilir görmüyoruz”           demezlerse sonraki yazılarımda değineceğim…